Cumartesi, Ocak 18

merhaba

bu gece biraz duygusalım. saat gecenin 2'si ve ben deli gibi başka bir yerde değil fakat burada olmak istedim. sizi, konuşmalarımızı, dertleşmelerimizi, gülüşmelerimizi, ciddi ciddi tartışmalarımızı gözyaşlarıyla fakat bir yandan da gülümseyerek (evet, pek hoş bir görüntü değil, ama siz benim her halimi bilirsiniz;) hatırladım. (yok yok, içmiyorum. bu esrikliği olsa olsa limonlu çaya borçluyuz ona bakarsanız.)

blogger sayfasına girmeyi, fotoğraf yüklemeyi unutmuşum. pek çok şey değişti. neresinden başlayıp anlatacağımı bilemiyorum. eski dili yakalayabilir miyim, eskiden olduğu gibi teklifsiz, bir anda oturup yazabilir miyim burada, yoksa bu, sadece bu geceye özgü, tası tarağı toplayıp doğduğu kasabaya özlemle dönen birinin ruh hali mi, hiç bilmiyorum. bir anda geldim, olduğum gibi geldim, süslü lafları, edebiyatı bir yana bıraktım. anlatacak çok şey varken, hayret, dilsizim şu anda. şimdilik sadece merhabalaşalım, buna gücümüz yeter, sonrasına bakarız, yavaş yavaş yoluna koyarız her şeyi, tamam mı?

hadi.



81 yorum:

Adsız dedi ki...

hoş geldiniz! dönmenize çok sevindim.

Adsız dedi ki...

Su an benim de gozlerim nemlendi. Oyle cok ozlemisim ki canim Peri. Hos geldin, iyi ki geldin.

Yagmur

Leylak Dalı dedi ki...

Ah Periii, seni okumak ne keyif, hoşgeldin. Kaçma yine ama lütfen, çok özledik seni :)

kavadora dedi ki...

ahaaa yolunu gözleyenler var bence bak ben burdayım :) inşallah hoşgeldin

hüznün tadı dedi ki...

Bizden de merhaba! Hoşgeldin.

serpil dedi ki...

Hoşgeldin, ne kadar güzel tekrar yazman.
Seni, Arçil'i merak ettim hep, nasılsınız, çok kitap okudun mu yokluğumuzda :))
Öpüyorum, haberleri bekliyorum canım Peri.

Elisabeth Vogler dedi ki...

eski, çok sevilen bir dosta yolda rastlamış gibi kasıtlı olarak "peri birşey yazmış mı" diyerek girmeden blog sayfasının akışında görünce seni çok mutlu oldum.

merhaba peri, çok özlettin, iyi ki geldin.

endiseliperi dedi ki...

hoş bulduk... hoş bulduk!
bugün haftanın tek tatil günü. gece sizinle konuşunca heyecandan uyuyamadım, daha yeni kalktım. aklıma da hemen siz geldiniz, aşkla, merakla, endişeyle, acaba o da beni düşünüyor mu diye fırlayıp yataktan geldim buraya:)

bir daha o kadar uzak kalmak istemiyorum. kendime ayırabildiğim çok az vakit oluyor ama gelip size anlatmayı çok istiyorum.

az vakte rağmen çok iyi kitaplar okudum. ama gelip size anlatmayınca sanki hep biraz eksik okumaydı. kitap hakkında düşüncelerim zihnimde kendi etrafında dönüp dönüp, bir girdaptan kaybolup gittiler. belki ben mesela bu aralar okumakta olduğum ve çok sevdiğim terry eagleton'ı kendi zihnimde döndürüp dolaştırmaya gönlüm razı olmadı da bir de terry eagleton aşkıyla geldim buraya:) (konuşuruz onun hakkında da. geldim artık). teşekkürler terry : p

çok değişmiş olmaktan öyle korkuyorum ki, dedesi onu tanıyamaz belki diye şehirden alpler'deki eve dönen heidi gibi tüm giysilerimi çıkarıp... bir yandan da utangaçlık var üstümde, tuhaf bir suçluluk duygusu... yokluğumu bağışlatmam gerekiyor gibi hissediyorum. ama inanın bana bir şımarıklık değildi, burada değilim diye ben de üzgündüm, sadece burayı hissedememiştim, yabancılaşmıştım ve ben biliyorsunuz dürüst olmayan bir şeyi yaşayacak kadar şey değilim, ne değilim? idareci değilim diyelim.

peki niçin buradayım şimdi? belki terry eagleton :p belki de şu: ablam geçen gün laf arasında 'seni sevenlere daha özenli olmalısın' demişti de ona ergence itirazlarda bulunurken fakat aklımdan şimşek hızıyla ve bir sızıyla burası geçmişti. çünkü burada yıllarca birbirimize emek harcadık.buna saygı duymalıyız. bir de çok özlemişim. neyse neyse, yine ağlayacağım şimdi sanırım.

böyle. arçil nefis bir şarkı açtı şimdi. ışıklar açılsın(karanlık bir ev burası), ocak yansın, çay demlensin, ekmek kızarsın... hala bir evin ev duygusu vermesi yolundakiçabamı her koşulda, ısrarla sürdürüyorum.

kucak dolusu sevgiler, öpücükler.

Medya Keşan dedi ki...

nerelerdesiniz:(( sizi özledik...tekrar hoşgeldiniz...umarım sıhhat ve afiyettesinizdir:))

Asortik Krep dedi ki...

Süper, çok sevindim :)

akapucu dedi ki...

yaşasın peri geri dönmüş, hoşgeldiiin!!!

aycan (uzun yıllardır sadık ama sessiz bir okuyucun)

endiseliperi dedi ki...

hoş bulduk tekrar. çok teşekkür ederim sıcak karşılama için. ben de çok özlemişim sizleri.

kucak dolusu sevgiler, selamlar.

Adsız dedi ki...

Pericim ya, kalbim çarpti resmen!
Öpüyorum çok,
k

endiseliperi dedi ki...

canım benim, günaydın. kahve yaptım, bir de uygun müzik bulursam uyanabileceğim, hazırlanıp işe gideceğim. akşam görüşürüz.

sevgiler, öpücükler.

endiseliperi dedi ki...

https://www.youtube.com/watch?v=xr_B2IOUYSw

kacakkova dedi ki...

evine hosgeldin pericigim :)...
pek cok sey degisti, degisiyor, "bir varmis, bir yokmus"a kaliyor sonunda her sey. konusmak da öyle. eskisi kadar cok yazmazsin belki, ama "teklifsiz" yazarsin yazinca...
sesini duyur böyle bazen...

mesed dedi ki...

merhaba.

hoş geldin.

iyi ki geldin.

endiseliperi dedi ki...

merhaba mesed, teşekkür ederim. iyi ki:)

endiseliperi dedi ki...

hoş buldum kaçakcığım:)
şu an işyerindeyim ve tükenmiş bir haldeyim mesela. daha bunun bir saat yolu var eve ulaşmak için. buna üzülüyorum, yazmaya, okumaya daha çok vaktim olmuyor, vaktim olsa halim kalmıyor diye ama, n'apalım, her şey değişiyor ve değişim kendi koşullarını, koşullar da kendi ruh halini dayatıyor böyle işte.

yazacağım artık. kısa ve 'teklifsiz' :)

öpüyorum, kucaklıyorum seni.
sevgiler, selamlar.

Köşenin Delisi dedi ki...

:))

endiseliperi dedi ki...

elifciğim, canım:))

Fatma dedi ki...

Periii,
hoşgeldin. ne iyi ettin.
sevgiler

endiseliperi dedi ki...

hoş buldum fatma. işten geldim, apar topar lazanya yaptım fırına koydum. arçil'in arkadaşı da var evde. portakal suyu da sıkacağım. allahtan arçil öğle yemeğini geç yiyor da akşam yemeğinin geç hazırlanmasını dert etmiyor. düşün halimi işte. sonrasında duş alıp yatağa uzanıp kitap okumaktan başka bir enerji kalmıyor insanda.

öpüyorum seni.
sevgiler.

Adsız dedi ki...

harika :)

jto

şule dedi ki...

peri ne iyi ettin geri geldin. özlemiştim .)

asliberry dedi ki...

Ben çok severek ayrıldığım ilk aşkımla yolda karşılamış kadar heyecanlandım.

Adsız dedi ki...

Çok sevindim dönmene

neolitikhanim dedi ki...

hoşgeldin peri, gözlerim doldu yazdığını görünce... iyi ki geldin.

Adsız dedi ki...

Hoşgeldin Peri, bir daha buraları bu kadar öksüz bırakma...

Adsız dedi ki...

tam elime çayı almıştım, aklıma geldin açtım sayfanı- oysaki bırakmıştım bakmayı bir süre önce- veee yeni yazılarını gördüm...bildiğin heyecanlandım, gözlerim doldu..o kadar özlemişim ki seni..güzel günler bizi bekler:) sevgiler armağan

Faruk Ahmet dedi ki...

Allaaaaaaaaaah!

endiseliperi dedi ki...

ah jto ah, selam:)

şuleciğim, hiç unutmadım, hiç!

aslıcığım benim, sevgili can arkadaşım, ben de sevindim seni gördüğüme:)

adsız, kim bilir kimsin, hiç bilemiyorum ama sarılıyorum sana da.

neocuğum, canım tatlı arkadaşım, sen 'gözlerim doldu' diyorsun ya, ben bunu çok hissediyorum. sana ne kadar inanıyorum, senin varlığın hep ne iyi geliyor bana. öperim gözlerinden.

sevgili adsız, ah bilsen, hayatın üstesinden gelmek için ne çok parçalara bölmesi gerekiyor insanın kendini. burayı böyle bırakmaya hiç gönlüm razı olmadı. hep aklımda. bir anda geldim işte. iyi oldu galiba. birlikte yoluna koyarız.

armağan! seni kazara yılbaşında aradım ya, ne mahcup oldum. arçil'ina dının hemen altında adın, seni aramışım işte:) olsun, yeni yılını kutladım hiç yoktan. öpüyorum seni. gideceğiz bir gün haydarpaşa garına, ne olursa olsun; )

faruk ahmet, utandırma beni:) herkes ne alemde hiç bilemiyorum,yazıyor musun, buralarda mısın? daha blog arkadaşlarımı dolaşıp hangi havalardalar bakamadım hiç. senin askerlik işi filan, ne çok şey var konuşulacak. ben biraz 'gerçek' hayatın içine girdim de, fakat nedir, buradaki arkadaşlarımdan daha değerli, daha gerçek ilişkiler kuramadım ki. jto'nun adını görüyorum gülümsüyorum, onunla bir kadınca dertleşip ağlaşma, sonra kendi halimize gülme duygusu, aslıberry ile yoldaşlık, neolitik hanım'ı hep bağrıma basma ve onu izlerken varlığına şükran duyup mutlu olma hali, şuleciğimin hep halden anlar, serinkanlı ama sıcak ilgisi... hem seni bugün düşündüm biliyor musun? serviste bizim binanın bakkalını işleten bey de var, hep okur, kekeme olması buna neden sanırım. bend e hep sorar, incelerim okuduğu kitapları. bugün elinde knut hamsun'ın 'göçebe' içlemesi vardı. evet, sen geçtin aklımdan. öyle işte:)

neyse, iyi oldu bu. kendimi gerçekten eve dönmüş, sıcak karşılanmış, gülüşerek, sarılarak sohbete koyulmuş gibi hissediyorum. çok nefis bir his bu. iyi ki geldim, iyi ki buradasınız. çok, çok teşekkür ederim.

sevgiler, öpücükler herkese.

serpil dedi ki...

Aslı, seninki kadar güzel bir betimleme olamazdı :)

serpil dedi ki...

Neolitik Hanımcığım, benim de gözlerim doldu sizi burada görünce, daha önceleri neredeydiniz :)

Adsız dedi ki...

lusin i de yazmaya başlayacakmısın

Adsız dedi ki...

Sevgili Peri,
Hoş geldiniz.. Şöyle bir bakayım dedim umutsuzca, belki Peri yazmıştır. O kadar mutluyum ki,teşekkür ederim.

Tchibo'daki kız Özge

endiseliperi dedi ki...

serpil, belki neocum da gelir, yazmaya başlar.

lusin'i hatırlayan adsız kim ola ki? apostrof unutulmuş, mısın ayrı yazılmamış... senli benliyiz, sizli bizli değil, sarhoş bir şair olabilir mi? çok merak ettim şimdi. duman sensin di mi?:)

pelin dedi ki...

periiii! hoşgeldin, çok mutlu oldum yazını görünce. bu sefer sayfaya gelirken, yok demiştim, atrık yazmayacak hiç!

ah bu ne güzel bir süpriz oldu!


Tolga dedi ki...

şimdi görünce tekrar yazmanıza çok sevindim. "teklifsiz" gülümseyen yazıların içtenliği belli oluyor :)
sevgiyle.

endiseliperi dedi ki...

peliiiiin:)
hoş buldum. ben de mutlu oldum seni görünce. yok artık yazmam hiç diyordum ben de. ama içimde hep peri'yi belirsiz, anlaşılmaz bir hiçliğin içinde bırakmışım gibi huzursuz eden bir duygu da vardı. peri var olmak istiyor. onu yuvasına yeniden göndermek, sesini yeniden vermek, konuş ey peri, diye yolunu açmak lazımdı. şimdi hep birlikte iyiysek demek ki doğru olan buymuş.

öpüyorum çok seni. sevgiler çok.

hahaaaa tolga:) sen de buradasın, tabii ya:) sevindim, gülümsedim seni görünce. hatta güzelce, afili taradığını sandığım saçlarını bozup, zor cümle kurmuşsun yine diye sataşmak istedim sana. içtenliğimi teklifsiz gülmemden anlıyordun demek. gülüyorum ben tolga, ama ah peri olsa da, gülmek ender olarak sadece gülmektir diye lafa karışsa:) öpücükler, sevgiler sana.

Meral dedi ki...

Ah Peri! Ah Peri! Diyebiliyorum yalnızca.

Meral

( sen yazdığına göre ben de yazacağım demektir bu. Fakat çikolataçikolatayı kaptırdım ben.)

telvin dedi ki...

Sevgili Peri, ne iyi ettin de geldin, öylesine özlemiştim ki (sen beni tanı mıyorsun aslında, hayatımın en zor, en savunmasız anında yolumun üstüne çıkmıştı yazıların. - ki neredeyese 5 yıl önceydi- neyse ki geride kaldı o vakitler, ve ben seni okudum gelen geçen onca zaman boyunca, okuduklarını da okumaya çalıştım, ve bu yıl çok güzel başladı benim için. Bu güzelliklerin bir parçası da senin yeniden yazacak olman,- yani umarım yazarsın-)
Sevgilerimle, Ayşe...

endiseliperi dedi ki...

al benden de o kadar meral: ah!
:)

sen de yaz. boş ver, seni gönlümüzde double çikolata olarak kalacaksın hep. ikikereçikolata dersin olur biter.

öpüyorum seni ve çocukları. sevgiler,s elamlar.

çello çalan kedi dedi ki...

peri dönmüş dediler. inanamayıp koştum, utanmasam ekranı okşayacaktım.

Sevgiler

çello çalan kedi dedi ki...

ah Tina...
Duygusal travmaya dönüştürmemeye çalıştığım bir yokluk Pirinç'in yokluğu Peri.
Biz ki aklımızın ucundan geçirmezken aylar sonra karşımıza çıkan iki kardeşi dayanamayıp evimize aldık. Kötü olmadı sanki. Bilmiyorum. Ah Pirinç..

serpil dedi ki...

Meral sen de yaz, çok özledim :)

Aze dedi ki...

heyy :-) hoş geldin...

endiseliperi dedi ki...

ayşe,
bazen çok anlamsız gelirdi burada yazmak. yani durmadan yazıp işte, uzakta, tanımadığım birilerine dokunmaya çalışmak, onlardan gelen bir etkiyle değişmek filan. sanki bir anlamsızlığı hepimizin ortak olduğu bir yalanla örtbas ediyormuşuz gibi, anlatabiliyor muyum? ama işte bu söyleidğin şey gerçek. sağ ol bunu dediğin için. bundan daha fazlası değil ki hayatta birbirimize etkimiz. birbirimize iyi gelelim hep, yalnızlığımızı unutalım. hayali de olsa biri var diyelim, o beni anlıyor, filan. umarım her şey gönlünce olur bu yıl. çok sevindim atlatmana zor zamanları.

öpücükler, sevgiler çok.

endiseliperi dedi ki...

çello çalan kedi! merhaba:)
tina'yı hiç sorma. biz arçil'le konuşamıyoruz bile hala tina hakkında. öyle yıkıcı oldu yokluğu. bilmem belki zamanla bambaşka bir karaktere sahip bir kediyle karşılaşırız, birlikte olmak isteriz, buna tina'nın üzülmeyeceğini de düşünürüz o vakit.

öpüyorum çok seni. çok selam söyle eşine de lütfen.

endiseliperi dedi ki...

hahhaaa serpil çok hoşsun:)

endiseliperi dedi ki...

sana da heyy aze. işte geldim burdayım. bu merhabalaşma faslı böyle günlerce uzasın istiyorum:)

sevgiler çok.

neolitikhanim dedi ki...

serpil,

ben de çok özledim sizi, yazmayı, blogevimi. istiyorum geri dönmeyi... blogu yazmaya peri'ye başlamıştım, belki dönüşüm de peri'yle olur :)

periciğim,

tina'ya çok üzüldüm, ne tatlıydı tina, ne güzel anlattın sen onu bize... çok sevildi, belki dediğin gibi bambaşka bir karakterde bir başka kediyle karşılaşırsınız.

sabah tünelde bir kitapçıya uğradım, conrad'ın "türkçede ilk defa" diye iki kitabını görünce, bunları peri'ye haber vermem lazım dedim :) biri can yayınlarından "muhbir", diğeri de otobiyografi "kişisel bir belge", alakarga yayınlarından.

öpüyorum seni.

endiseliperi dedi ki...

neocuğum, conrad'ın bir kitabını almıştım (unuttum şimdi adını yatak odamdaki masada o). okumaya başladım, berbat bir çeviri, conrad'ı seviyorum, onun diline çok bağlıyım ya, arkadaşımı bir soytarıya çevirmişler gibi bir öfke doldu içime. yayınevine veryansın ettiğim bir mektup yazdım. bilirsin uğraşmam (evet sen uğraşırsın ve severim bu huyunu). yanıt geldi, tın tın bir adam, conrad'ı sizin kadar biz de biliriz, çevirmenimiz de işinin ustası falan filan... edebiyat konusundaki yetersiz adamların edebiyata bulaşması beni çok sinirlendiriyor. gönülden sevip yapmayacaksanız bulaşmayın bu işe rica ederim. gidin bir fast food zincirinde iş yapın. çok sinirlendim.

'muhbir' sanıyorum ki 'casus' kitabıyla aynı, öyle çevrilmiş. çok sevdiğim bir kitaptı. tekrar okumalıyım onu. otobiyografi kitabını bilemedim. edward said'in 'conrad ya da otobiyografide kurmaca' kitabı değil di mi? agora basmıştı yanılmıyorsam. o değilse sevinirim. yaşasın yeni bir conrad var! :)

benim conrad'dan sonra kitaplarını o kadar tutkuyla ve inanılmaz haz alarak okuduğum yazar bernhard oldu. elimde son kitabı 'goethe öleyazıyor' var mesela ve onu tutuyorum, kendime armağan verme heyecanı yaşadığım bir zaman okuyacağım.

bu akşam terry eagleton'ın 'kötülük üzerine bir deneme' kitabındaki shakespeare analizi yaptığı bölümü okudum, o kadar nefis ki, kitabı resmen çiğnemeden yutmak istedim. çok seviyorum terry eagleton'ı. okumak için az zamanım oluyor ve dalgaya da düşüyorum biraz ya ben uzunca bir süre terry eagleton okurum. ben de sana önereyim dedim de ondan anlattım uzun uzun.

tina aklıma gelince ağlıyorum ben. hiç konuşmayalım onu.

öpücükler, sevgiler çok.

Köşenin Delisi dedi ki...

Gelip gelip bakıyorum :) çok sevindim dönmene.. ben de terk ettim aslına bakarsan blogumu.. çok anlamlı gelmemeye başladı, halbuki çok büyüktü anlamı benim için.. öyle işte.. bir merhaba diyeyim dedim yine :)

endiseliperi dedi ki...

günaydın elifciğim:)
ben de dün gece vakit bulup geçmiş yazılarımı karıştırdım biraz. ne kadar güzel vakit geçirmişiz burada. ama vakit de varmış işte. sen de yaz seyrek de olsa. şimdi hazırlanıp işe gideceğim. havanın tahminen soğuk olduğunu varsayıp ona göre giyineceğim. bu evden dış dünya hiç anlaşılmıyor.

öpüyorum çok seni, toprak'ı.
sevgiler çok.

Adsız dedi ki...

Ah, blogspot kapanmış dediler dönüp korkuyla kendi evime baktım. Ben adres değiştirdim ama orası öyle hala orada öyle işte.Baktım oh, duruyor bir şey yok. Sonra oradaki blog listemde bir baktım ki aaa peri peri 5 gün önce diyor. bir tıkladım ki evet sen :)) Ben hep böyle buralardaydım da işte bende bir dalgalıydım da ama hep peri peri idi işte. Neyse, heyecanlandım. Çok sevindim peri. Sevgiler.
Elektra.

endiseliperi dedi ki...

elektra? kompleksiz elektra, sen misin? nedense burnum sızladı, ağlamaklı oldum. dur, ben ağlayayım biraz, gerçekten.

çok çok sevgiler.

Adsız dedi ki...

sevgili peri en nihayet geldin, cok cok sevindim. seni seviyorum.sibel

endiseliperi dedi ki...

:) sibel, teşekkür ederim. geldim evet. burdayım. yazayım, konuşalım artık bir ara. ama önce biraz temizlik yapmalıyım. arçil'in arkadaşı da gelecek akşam, yemek filan da hazırlamam lazım. bugün benim tek tatil günüm ve evde olduğum için mutluyum ama ev talepler içinde. bakalım, vakit bulur bulmaz burdayım.

öpüyorum çok. sevgiler kocamınından benden de.

ışıl ç. dedi ki...

tüüüh, bir hafta geç kalmışım - hoşgeldin! 'gazete'ye yakışmışsın ama daha çok bize aitsin :) ayan beyan belli bu.

(ışıl/kadıköy)

endiseliperi dedi ki...

aaa selam ışıl:) evet, çok açık ki size aidim:)

bir de burada yazabilsem: p
yemek filan işiyle uğraştım, çok yoruldum, okuyordum azıcık.

öpücükler, sevgiler.

özlem dedi ki...

Hu Huuu hoş geldin , pek sevindim:)

Adsız dedi ki...

Periiiiii,
Cok sevindim tekrar yazini gorunce, ara ara hep kontrol ederdim, yaziya dondun mu diye. Bu sabah da artik el aliskanligi mi, gonul aliskanligimi dersin bilmem tekrar bir baktim umitsizce....ve burdasin! :) Cok cok sevindim. Cok ozlemistim yazilarini.
Sana yazarken kullandigim bir takma ad,rumuz vardi kullandigim, ama hatirlamiyorum simdi.
Cok sevgiler. Hosgeldin ne iyi ettin de geldin.
Esin

Adsız dedi ki...

Sizin geri donusunuzu boyle kuru kuru karsilamaya icim el vermedi. Sizin donusunuz serefine ilk defa bir Conrad okumaya karar verdim. Gaspar Ruiz.
Sevdigi icin radyoda ozel sarki istegi yapan biri gibi bir durum oldu bu ama olsun. Bu benim kutlamam:)
Esin

Mavi Balon dedi ki...

Hoşgeldin Peri.. NE de güzel gelmişsin öyle güzel bir gülüşle...
ara ara açıp bakıyordum artık karşımda o sardunyalı saksıyı görmekten bıkmışken gülen yüzünü görmek ne kadar güzel....
Hoşgeldinn

Adsız dedi ki...

Ben de çok sevindim, çok! Hoşgeldiniz!!
Fatma

endiseliperi dedi ki...

selam, şu an işteyim. akşam eve ulaşınca konuşuruz. öpücükler, sevgiler:)

endiseliperi dedi ki...

selam, selam arkadaşlar. geldim de yazmaya vakit bulamıyorum, çok fena. biraz daha sabır, kesin yazacağım:)

teşekkürler herkese, sevgiler.

pelin dedi ki...

:)))) herkes gelmiş, sanki mavi boyalı tahta bir kapının önünden geçerken içerdeki avludan gelen kahkahaları duyunca kapıyı itip girmiş ve eski arkadaşları bulmuş gibi..

pelin (unutmadan..)

endiseliperi dedi ki...

evet pelin, sağ olsunlar.
mavi kapı ne güzel bir imge. teşekkür ederim.

Adsız dedi ki...

Öyle mutluyumki, zulum bile benden az...hosgeldin, iyiki geldin.ne cok özlemiştim.secill

Zeytin dedi ki...

Ümitsizce girdiğim bir anda bir de baktım ki sabrın sonu selametmiş :)) çok sevindim, hoşgeldin...

endiseliperi dedi ki...

teşekkür ederim. geldim ama bu nasıl gelmek, şu bitirdiğim kitabı yazayım istiyorum ama zaman bulamıyorum. gönlüm sizinle hep ama.

şimdi de, ki pazar sabahı oluyor bu, hazırlanıp işe gideceğim. çok yoğun bugün. evet.

öpüyorum sizi, sevgiler çok.

gncsyg dedi ki...

hoşgeldiniz, iyi ki geldiniz...soruişareti(gonca)

Adsız dedi ki...

uzun aralıklarla kontrol etmeye başlamıştım, onun için merhaba demekte geç kaldım. iyi ki limonlu çay diye bir şey var. verdiği esriklik de olmasa ne yapardık!
terken

endiseliperi dedi ki...

hoş buldum, hoşbuldum:) teşekkür ederim gonca.

hahhaaa terken, ne güzel, selam:)

Adsız dedi ki...

periiiiiiiiiiii, merhabaaaaaaaaaaaa, en kocamanından dişleri görüneninden bir merhabaaaaaaaaa, döndüğüne öyle sevindim ki, anlatamam, uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşımı bulmuş gibi oldum sen ne güzel ne tatlısın, bernard hakkında yaz, yaz da katmerlensin kitapları gözümde, hoş geldin HOŞ GELDİN!!!

Cem Degrassi dedi ki...

cidden hoş'geldiniz.

endiseliperi dedi ki...

:)) ne güzel, ne mutluluk, teşekkür ederim.

içinde kucaklaması da olan bol sevgi, bol selam.

ulker dedi ki...

Tam umudu kesmişken. Ne çok özledim sizi.

Ülker

endiseliperi dedi ki...

ben de sizi özledim ülker. çok şükür buradayız işte:)

sevgiler.