Cuma, Ocak 12

Ah!
(PJ Harvey- Nick Cave, Henry Lee)



Şeytan!
(Kavaklıdere Yakut-Kısa Marlboro)
Bu aralar Bora sigarasını kibriti ile yaktığında ve sigaranın o kıpkırmızı ucundan, bembeyaz büyüleyici duman etrafa yayıldığında, içimden bir ses, sağlık, estetik bariyerlerini bir çığ gibi yıkıp, boğazımı yakarcasına geçip, dudaklarımdan"sigara içmek istiyorum" cümlesi ile yuvarlanıyor. Hapishaneye düşmek ya da ölmek üzere olduğumuz rüyalarımda diyorum ki Bora'ya dönüp, "eh bir sigara yakayım o zaman." Bu cümlenin içimdeki korkunç sigara şeytanının sesi olduğunu ve direncimi kırmaya çalıştığını biliyorum.

Böyle şarkılar dinlediğimde, bünyemin tümden dışladığı bir şişe şarap ile bir paket kısa Marlboro, hayatın birlikte çok eğlenceli geçeceğini fısıldıyorlar. Borges'in, İskenderiye'de hiç günah işlemeyenlerin, en az bir kez günah işleyip de tövbe edenler olduğu, sözü ile kendimi defalarca kırbaçladıktan sonra, yeşil çayımı, bütün şeytanları ile başetmiş bir ermiş gibi yudumluyorum.

21 yorum:

celerone dedi ki...

Sevgili Peri,

Dün akşam o çağrıya kulak verdim ben. Sigara içmiyorum ama benim dayanıksız bünyeye göre çok biralı bir gece bitirdim. Şu anda sersem gibiyim, hiç de mutlu değilim hatta. Tamam o sırada güzeldi ama..

İçme diyeceğim yani :)

Selamlar,

Adsız dedi ki...

sevgili endiseli peri,
bu bana,yani depresyon moduna girsemmi girmesemmi diye arada kalan,senin o birakip kactigin ankaradan kacip yutdisina gelen ama cebecide okumanin yetmedigini dusunup simdi bi ustunu okumaya calisan birine, tam okula oradan aksam ise gidecek birine yapilirmi...insanlik adalet bu mudur ...bu sarki buraya konurmu ...simdi ben dunyaya nasil geri donecem...cevap verirmisin...
temmuz

Adsız dedi ki...

Pek alakasız olacak ama nezaketinize sığınarak bir sorum olacaktı.Sizi hep takip ediyorumda,sizi okumak kitap okuyamadığımda internet başında vakit kaybı gibi gelmiyor bana.Siz başlıbaşına bir kitapsınız zaten hanımefendi.Afedersiniz gördüğümüz iki erkek çocuk sizin mi?Yoksa Bora beyin mi?Yani bu evliliğinizden mi?Bora beyin yada sizin ilk evlilikerinizden başka çocuklarınız varmıydı?Çocuklar size benziyor,maşalah.Beni yaşımdan ötürü bu merakımı mazur görünüz.Cevaplamak lüzumu görmezseniz silebilirsiniz bile yorumumu.Kırdıysamda Affedin.
Kemal

endiseliperi dedi ki...

celerone,
yok, ne sigara ne içki içmiyorum. ara sıra bora içerken aklımdan geçmiyor değil sigara içmek, ama içmem. yazıyı, bir sonraki sigarayı bırakma yazıma giriş olsun diye yazmıştım, ama sonra beğenmedim. akşamdan kalma olmak berbat bir duygu. sedergine içmelisin, portakal suyu ve su da.
Sevgilerimle.


temmuz,
hiç istemem depresyona girmenizi, dersi asmanızı, üstelik uzaklardasın da. şarkıyı seviyorum ben de. eh, aklımdan şöyle bir içmeyi geçirtmiyor değil, ama geröekten ne bünyem uygun artık buna ne de hayat anlayışım. siz de içmeyin. şarkıyı da dinlemeyin bu aralar:) hoşçakalın.

Kemal Bey,
Aslında kimin kim olduğu yazıyor; dikkatli okumaya bile gerektirmeden, anlaşılıyor. Teşekkür ederim ilginiz için. İyi günler dilerim.

ozi dedi ki...

benimki de alakasız. bu klibi ilk seyrettiğimde, pj harvey ile nick cave'in bir dönem sevgili oldukları bilgisine henüz sahip değildim. ama klip biter bitmez "bu ikisi arasında bir şeyler var" demiştim. o kadar hisli bir şey yani:)

endiseliperi dedi ki...

evet ozi, çok hisli gerçekten. ne kadar uyumlu bir çift, pj. harvey yalnız başına şarkı söylerken ne hırçın, ne vahşi, ne aşırı, ama nick'in yanında ne yumuşak, ne şefkatli, ne uyumlu!.. ne hoş. demek p.j aşık olunca bu kadar şeker oluyormuş. diğer halini de takdir etmiyor değiliz tabii.

sevgiler.

sedencik dedi ki...

kavaklı dere ,papaz karası,doluca vs...ve ben ne güzel şarap içerdim bir dönem...o günlere geri götürdünüz beni...
feriş kızımı kucağıma alıp ,cornwellin öüm zincirinide elime alıp...ahhh ah...saygı ve sevgiyle...

B5 dedi ki...

animsatanlar:

Kavaklidere yakut : ).. =Türkiye
PJ Harvey-N.Cave()... =Türkiye
Endiseli Peri....=Istanbul
: )

Marlboro? ...=Cehennem..

Şebnem dedi ki...

İçme içme boş ver. Kavaklıdere iç ama. Resimde çok güzel bir cildiniz olduğu anlaşılıyor. Sigara bedene zarar. Ne ses bırakıyor sigara ne de güzel bir cilt.

candan dedi ki...

bugün (şimdi dün) benim için sürprizlerle başladı. endişeli peri'nin blogundan ziyâretçi akınına uğramışım :) doğrusu bunun sebebini önce anlayamadım sonra linklere eklendiğimi farkettim. sahi biz niye daha önce link vermemişiz ki birbirimize..? neyse böyle olması gerekiyormuş demek ki..

günahlarla arası hep sevaplardan daha iyi olmuş birisi olarak söylemeliyim ki; canımın istediğini yerim-içerim, nasılsa yerin altında herkes eşit olacak iskelete döneceğiz yahu var mı ötesi, gelin birlik olalım, kafaları bulalım :P hem rakı içenler öldü de, su içen ölmedi mi ;)

SanemcEtamin dedi ki...

Cok hos sarki..

Adsız dedi ki...

yok yok oyle sarkiyi dinlemeyin falan diyerek kurtulamazsansaniz isin icinden.bilmiyormusunuz pj harvey dagitir adami , bagimlilik yapar... beni bu moda siz soktunuz.. bakin simdi neler dinliyorum... http://www.youtube.com/watch?v=0wbgZcm952U
sevgiler
temmuz

asliberry dedi ki...

benimki tabii ki böyle bir şey;

http://www.youtube.com/watch?v=xl-WX_JVtMs

Ben sigarayı bıraktım diyemiyorum hala, çünkü tekrar başlayacağım, bu kesin.

endiseliperi dedi ki...

sedencik gerçekten de hiç fena değil planınız. birkaç hayat yaşama şansım olsaydı,birisinde, elime kocaman bardaklarda şaraplar alır, sarhoş oluncaya kadar içerdim. Tabii ki şu boktan dünyaya çok bağlıymışım gibi sigara içmemezlik de yapmaz, sigaraları uçuca tüttürürdüm. Eh, hal böyle olunca, ayak oyunlarına, imalara, kinayelere, alttan almalara da yer olmazdı hayatımda. gerçekten seviyorsam, seviyorum seni, derdim. Var mı ötesi, ha!? Şşşt sen, derdim, sırtı dönük olan, seni sevmiyorum ve nedenlerim de bunlar, bunlar. Sinsisin, kurnazsın, korkaksın, tembelsin, bencilsin, şefkatsizsin, şu dünyada sevebileceğin ne az şey kalmış, ölmüşsün be, derdim. hayattan zerre kadar korkum, zerre kadar umudum, pisliği görmezlikten gelme gibi sahtekarlıklarım, hayatın ayak oyunlarına uyacağım diye yorgunluklarım olmayacağı için bir tür alkolik derviş olarak geberinceye kadar içerdim. Hayata bir tür katlanma biçimi olarak bu yolu kullanırdım. Tutkulu doğam da ortaya çıkacağı için nerede duracağımı bilemezdim. Bir de oldu olacak, küfürbaz kesilirdim. Bütün, bütün sahtekar üçkağıtçı küçük, büyük adamların hepsinin ipliğini pazara çıkaracak bir küfür hazinem olurdu.

Ama unutalım biz şimdi onu. Çünkü ben kesinlikle o değilim. Hassasiyetten hastalanmış bir periyim. Gözlerim dünyaya dehşet ve endişe içinde bakarken en fazla YETER! derim.

Sevgili Sedencik, bak siz ne yazdınız, cevap ne oldu. Bütün kabahat şu başımın ağrısında. Çekilmez biriyim bugün. Beni bağışlayın.

Sevgilerimle.

endiseliperi dedi ki...

b5,
:) Benim İstanbul'u anımsatmam ne tuhaf! İstanbul beni anımsatmıyor; ben de İstanbul'u, sevgili b5. Aramızda öyle bir anlaşma yok, sizin zihniniz de görünen dışında en azından. Beni hangi şehir anımsatır, bilmiyorm b5. Sanırım henüz oraya gitmedim. Ancak, içinde ağaç olsun, rüzgarı essin, beni büyülesin, kucaklasın, sımsıkı sarsın, burada güzelsin, burada iyi olacaksın, desin. Sigara cehenneminin esamesi okunmaz orada o zaman. Uyarınız için teşekkür ederim. Sigaranın zararları elbette cehennemiiidir. (ya da i nin üstünde şapka var.)

Sevgiler.

endiseliperi dedi ki...

Sevgili Şebnem içmem.
Cildim için söyledikleriniz ne hoş. Birazcık çil var. Güneşte çıkıyor. İntihar eden kızkardeşimin çillerin kaybolması ve cildin daha genç görünmesi için önerisi susam yağı idi. Onu istikrarlı bir şekilde geceleri sürer ve sabahları yıkarsan çillerden kurtulup gencecik bir cilde sahip olunacağını söylerdi. Ben aktara gitmişsem ve orada görmüşsem susam yağını, aklıma gelir kardeşimin gençlik iksiri ve insiyaki olarak alırım. Aramızdaki yaş farkı zamanla zamanla artacak ve ben artmasın diye susam yağı süreceğim her gece aynada gözlerime/gözlerine bakarak.

Sevgili Şebnem siz de bağışlayın beni. ne oluyor bugün bana anlamış değilim.

Sevgilerimle.

endiseliperi dedi ki...

Candan Hanım,
Birbirimize saygılı bir mesafede durmayı tercih ettik, diyelim. Hem çok yakın hem birazcık uzak taraflarımız var birbirimize. Yakın taraflarımızın içine tüm günahlarımız girermiş gibi geliyor ve hiç ama hiç bağışlanmayacak gibi de değiller.

Ben böyle her zamanki gibi konuşuyor, ama boş konuşuyorum Candan Hanım. Yaw ben içemem ki. Bünyem izin vermiyor. Gençlik zamanlarımda hadi idare ediyordum da, esriklik veren her şey hasta eder beni. Midem bulanır. Bir de şimdi siz rakı filan dediniz ya, mevzusu bile sarhoş etti beni. Yani o kadar çekilmez birisiyim.

Sonra ben yemeklere bile alkol koymayacak kadar ileriye götürdüm işi. Nedeni de kafamda olan biten, alışkanlıklar, beklentiler şunlar bunlar arasında müthiş tutarlılık ihtiyacı için...

Herneyse. Bütün bunları konuşmak için gerçekten bir masaya oturmalıyız sanırım. Siz içersiniz ben sarhoş olurum:))

Sevgilerimle.

endiseliperi dedi ki...

Oooo Sanem Hanım, hoşgeldiniz. Nick Cave evet müthiş, ama bu P.J Harvey ne hoş hatun canım. İnsanı çıldırtacak kadar merak içinde bırakıyor kendisi hakkında. Onu izlemek isterdim.

Sevgiler.

endiseliperi dedi ki...

Yahu Temmuz, sakin diyorum o halde.

Sevgiler.

endiseliperi dedi ki...

Aslı,
Bugün Bora'ya "sigara içmek istiyorum" dedim. O da, hayır,dedi. Yaptığın az sayıda doğru şeyden biri, sigarayı bırakmak, diye ekledi. Canım daha çok sıkıldı. Daha çok sigara içmek istedim. Sigaraya başlama. Bırakmak kolay değil. Çok ciddiye alıyoruz her şeyi. Boşver.

İkimiz şarkı söyleyelim. yanyana otururken. Omuzlarımız çarpsın bir o yana bir bu yana sallanırken. Benim başım omuzlarında. Neden senin yanında kendimi küçük sanıyorum, bilmem. Oysa ne kadar büyüğüm senden.

Şöyle bomboş bir arazi istiyorum Basbas bağırırsam içimdeki bu şey biter. Hırçın olmama neden olan bir şey var içimde. Öfke değil, sinir değil. Ne? Ne!

Adsız dedi ki...

Rakı içen kadınları hep hafifmeşrep bulmuşumdur, elimde değil:)
içmeyin kızlar