Cumartesi, Ocak 20


HRANT: Bir canlı ateş!

Hrant Dink öldürülürken, evdeydim. Çocuklarla tartışıyor, onlara öğüt veriyordum. Okumadıkları, düşünmedikleri, bir bokla ilgilenmedikleri için. Aslında korkum, Hrant Dink'in yaşamak, üstelik onurlu yaşamak için verdiği mücadeleden hiç haberleri olmadan; düşünmeyen, aldırmayan, umursamayan, kendi küçük çıkarları için çirkin işbirlikleri içinde bulunmaktan kaçınmayan, bu ülkenin kanlı geçmişi ve olası kanlı geleceği arasında kolayca oyuna gelen, getirilen milyonlarca yurttaşlarından biri olmaları.

Hrant Dink'in öldürülmesinden duyduğum utancı, öfkeyi, çaresizliği tarif etmem mümkün değil. Ülkesini çok sevmek isteyen biriyim. Bu ülkeyi bu hale getirenler kahrolsun.

Aşağıda, bugün Radikal Gazetesi'nde Dink'in hayatı yayınlanmış. Hrant, "canlı ateş" demekmiş Ermenice. Ateşin hiç sönmeyecek Hrant.

21 yorum:

Adsız dedi ki...

Artık umudum kalmıyor benim de, bu ülke kaç kere dönüşü olmayan yollara sokulmuş, her yanlış sapakta en güzel kalpli insanlarını kaybetmiş. İyi ve yürekli insanlar böyle koparıldıkça "Türkiye" sıradan bir kelime oluyor benim için, gözümün önünde kara bir kalabalık canlanıyor, oysa benim için Türkiye rengarenk çok güzel bir ülkeydi, güzel olacaktı, offf, dünyanın sonsuza kadar yaşayan bir robot soyu tarafından yönetildiğine inanmaya başlıyorum artık, en uzunundan bile olsa bir insan ömrü boyunca güç ve para sahibi olma hırsı bütün bunlara neden olamaz.

miso dedi ki...

Çok üzgünüm endişeliperi, hem de çok. Blogumu yazarken ve yazdıktan sonra da hem üzüntüden, hem de sinirden ağladım.
sevgiler
miso

asliberry dedi ki...

Perşembe günü iş yerinden bir arkadaşım oğlunun okul ödevi için benden yardım istedi. Öğretmen yaşadığınız ilçeyle ilgili bir hikaye bulun demiş. Önce "bu hikayeyi kendisinin yazması gerekmez mi" dedim, hayır yaratın değil, bulun demiş öğretmen. Arkadaşım Tuzla'da oturuyor. Ben de internette araştırma yaptım ve Tuzla ile ilgili en çarpıcı hikayeyi buldum "Tuzlada hazin bir hikaye" başlıklı yazıyı bastırıp verdim, sonra ilköğretim çağındaki bir çocuk bunu okula götürdüğünde mimlenir mi diye de düşündüm içimden. Tuzla ile ilgili başka bir hikaye daha buldum ama o dandirik, eften püften bir şeydi. Asıl götürülmesi gereken Tuzla Ermeni Kampı ile ilgili hikayeydi. Arkadaşıma her ikisini de verdim, oku hangisini uygun bulursan onu ver dedim. Arkadaşım hangisini seçti bilmiyorum. Bu sabah Hrant Dink'in'de o kampta büyüdüğünü, hatta büyüyüp o kampta yöneticilik yaptığını gözyaşları içinde okudum.
Kampı'da yok ettiler, Hrant Dink'i de yok ettiler. En çok ağladığım ise ne biliyor musun? Bir insanın canına kıyıldı ama her yanda siyaset, politika, diaspora, faşizm yorumları yapılıyor. Adam orada yerde yatıyor, kanları yere süzülüyor ama bu tartışmalar, ama bu yorumlar, sanki yerde yatan plastik bir şey. Bir cana kıyıldı. Bu çok acı, bu çok can yakıcı. Bir cana kıyıldı, kaç cana kıyıldı ama sanki hepsi bir film.

sanem dedi ki...

Yazacak, soyliyecek birsey bile bulamiyorum, cok uzgunum..
Sanemceta

gaykedi dedi ki...

"Gözlerin rengi, biçimi ne kadar farklı olursa olsun gözyaşlarının rengi aynıdır"....Afrika Atasözü

"Genetik bağlamında bilimsel olarak kanıtlanmış herhangi bir insan ırkı yoktur ama ırkçılık ve ırkçılar vardır. Saf bir Fransız, İngiliz, İtalyan, Alman, İspanyol, Bulgar, Rus, Yahudi ırkı olmadığı gibi 24 ayar bir Türk ırkı da yoktur. Ama bunların ırkçıları vardır!"...Özdemir İnce

Ermeni de olsak Türk' te, Yunan' da, zenci de, beyaz da "Gözyaşlarımız Aynı Renk".... insanlık olarak insan yiyen ırkçı yamyamlara bir kurban daha verdik...ne kadar üzüldügümü anlatmam zor..dün gozyaslarimi tutamadim ve bir Türk olarak ülkemin ırkçılarından bir kez daha utandim....Nur içinde yat sevgili Hrant....

metin-thePoor dedi ki...

Tarametsav garmir vartıs...
(Kırmızı gülüm soldu)
Güvercinim uçtu gitti...

Elif dedi ki...

Artik aglamam durdu, uzuntuden midem bulanyor...

pelin dedi ki...

ben konustukca diyorlarki "sen cok duygusal davraniyorsun, hepsi politik bu olanlarin". nasil duygusuz bakilir , bir can gitmis ama politikmis. neredeyse dogal gelmeye baslayacak herkese bu. uzgunum, ofkeliyim ve ihanete ugramis hissediyorum.

celerone dedi ki...

Ateşler sönmüyor sevgili peri, ama o kadar az yüreği yakıyor ki maalese

endiseliperi dedi ki...

Duyduğumuz utanç, toplumsal belleğimizin derinliklerine itilmiş bir suçluluk duygusunun ifadesi belki de.

Kocaman gülüşlü, candan bakışlı, hiç günah işlememişlere özgü masum yüzlü bu adam; o yüreği küçük, düşüncesi dar yurttaşlarımızın da içinde bir üzüntü, bir utanç olarak yer etti bence.

Bir ihtimal daha var. Bu kalleşçe cinayeti bu toplum kendine yakıştırmayacak; bir içdöküşle kendi ruhunu kurtarmanın sebebi olarak görecek... Bu canlı ateş, geçmişimize, geleceğimize ışık tutacak. Belki de.

Ama keşke...

Ece dedi ki...

Babam bir Uğur Mumcu da ağlamış, bir de Hrant a..

asliberry dedi ki...

Peri tamamdır, sana mail attım şimdi.

Bekir L. Yildirim dedi ki...

Peri Hanim,

Acil bir reklam turundayim. Konu ile direkt olmasa da indirekt ilgi ve de alaksini takdir edeceginizi dusuncesi ile asagidaki infommercial uygunsuzkacmaz umarim:

******
Nufus 5 e cikti!!! Uc gun kadar once gece ciyak ciyak miyavlama duydum; sokaga ciktim. Avucumun icine sigacak kada kucucuk, grimsi beyaz bir yavrucak saskin , nereye gittigini bilmedn yalvariiyordu. Aldim getirdim eve. Yavrucak kor cikti. Veteriner gozler icin birsey yapilamayacagini soyledi. Cinsini bilmedigim icin iki cinse de uyabilecegini dusundugum jdar koydum adini. Birinin muzigi biraz daha hos geliyor kulaga :) Simdi vet KIZ teshiai koydu; yani cins esitligi var nufusta. Fakat, fakirhanenin kapsitesi dolu oldugu icin guvenilir, gercekten hayvansever ev ariyorum. Yakinda resmini de buralara koyacagim insha-Allah. Iyi bir ev bulamaz ve o arada asik olup nufusa kaydettirmk zorunda kalmaz isem, bizim vet Almanya'ya gonderelim diyor. Turkiye'de kor kediyi kimse almaz imis. Ve guvercinlere de dokunmazlar imis..
Hayirlisi bakalim. Hayvansever dostlara duyurulur.


Hepmizden hepinize sevgilerle

endiseliperi dedi ki...

Sevgili Ece,
Uğur Mumcu'nun cenazesine de katılmıştım. Evet, üzülmüştüm, ama böyle değil. Öyle üzgünümki, bu tuhaf suçluluk duygusu beni kahrediyor. Sanki bir şey yapabilirdim de yapmamışım gibi. Sanki, bir suç, bir günah işlenirken başımı çevirmişim gibi.
Sanki ülkemizin hep söyleyegeldiğimiz tüm iyi özelliklerinden kuşkulanmak gerekmiş gibi. Neyse. Neyse.

Sevgiler Canım Ece.

endiseliperi dedi ki...

Ah Bekir Bey Ah!

Yahu istemez miyim? Vallahi isterim, ama alamamki, biliyorsunuz. Ah yavrucak. Neden kör olmuş? Kör mü doğmuş acaba. Çok şükür ki sizinle karşılaşmış.İsmini de koymuşsunuz, artık gönderemezsiniz bir yere bence:) Gerçekten çok hoş bir isim.
Bu millet kör kediyi de alırdı, hasta komşusuna da bakardı, kimsesizlerin sokakta donarak ölmesine izin vermezdi ve elbette güvercinlere dokunmazdı. Bozulduk, kokuştuk, çürüdük, mahvolduk.

Bekir Bey bugün sizi düşünmüştüm. Size uğramadığımı düşünüp, kırılırsınız da gelmez olursunuz, diye. Bakın, geldiniz işte:)

Bizim Tina pek sevimli, lakin pek terbiyesiz oldu. Bora ne yerse o da yemek istiyor. Bugün Bora'nın çatalından lahana turşusu almak için uğraştı durdu. Neyse ki, tüy dökülmesi hiç denecek kadar azaldı. Parlak parlak. Suyunu da çok güzel içiyor. Çok uyuyor. Yatakları yaparken bir çıldırıyor, ortalıkta koşturmaya başlıyor o kadar, sonra pinekliyor kanepe yastığının üstünde. Yemek saatlerine hepimizden çok o bağlı. Sabah ve akşam saat 6.00'da benden önce mutfakta.

Jdar'ın fotoğrafını ben de buradan yayınlar, ona yuva bulmaya çalışırız. Tanıdık herkese de söylerim.

Çok sevindim gelmenize. Yine gelin.

Hepimizden, Kader, Kısmet, Bulut, Jdar ve Bekir'e sevgiler.

Bekir L. Yildirim dedi ki...

Tesekkulerler Sevgili Peri Hanim,

Walla ben kendime biraksalar bu iki ve dort ayakli masm dostlardan baska biseycikle ugrasmam ama nerde? *Turkiyeye donerken niyetim de bu idi ama evdaeki hesap carsiya uymadi)Sikca tekrarlarim Aziz Nesin gibi benim ilham perilerim yok, zebanilerin cinlerim var.

Baksaniza bir kelimeyi dogru yazmayi bile beceremez oldum. Ajdar demek istemis idim. Aslinda bu gecisci isim. Yeni ailesine (olursa) dayatmayacagim.

Dogustan degilmis. Enfeksiyonn gecirmis yavrucak. Simdi ilac falan kullanacagiz ama, yeniden gormesi imkansiz imis. Zaten goz bebnegi falan kaybolmus. Ama Allah'in bir duyuyu aldignda diger duyulari giclendimrmes gercegini bunda da gozleyebiliyorum. Hicbir seye carpimiyor dokunarak yiyeceg de yatacagi yeri de buluyor. Tuvalet olarak kum legenine alisamadi henuz; tasima kafesini kullaniyor simdilik. Ilk olarak orda yaptigindan olsa gerek.

Oyle goruluyorki sizin cephede asayis berkemal. Herhalde nazik ifade ile "kizimiza ilginiz icin tesekkurler ama artik verilecek kizimiz yok" demek istiyorsunuz. Neyse anlariz. Neylersin Kader, Kismet Bulut Ajdar ve Bekir'den

Tina, Arcil, Bora ve Peri'ye sevgiler
(Kimseyi unutmadik insha-Allah. Benim muserref oldugum nufus bu kadar)
Resimler pek yakinda insha-Allah

Talha CAN dedi ki...

Bu millete, bu ülkeye sevdalıların, tarihe “sadık” olanların, barış için, beraberlik için kaygısı olanların, hepimizin başı sağolsun….
Allah yakınlarına sabır, kendisine rahmet eylesin.
İnşallah fikirleri kendisiyle birlikte ölmez, “ba’s-ü bâd-el mevt” temennisiyle…

endiseliperi dedi ki...

Talha Bey hoşgeldiniz,

Hiç bir ölümden yarar umulmaz, ama umalım ki ülkemizde olumlu değişiklerin bir başlangıcı olsun bu ölüm.

İsmail Cem'i de bugün kaybettik. Toprağı bol olsun.

Uğramanıza çok sevindim. Yine beklerim.

Hoşçakalın.

endiseliperi dedi ki...

Bekir Bey, evimizin küçüğü Atakan'ı unutmuşsunuz:)

gaykedi dedi ki...

ermeni kelimesini kufur olarak kullananlar simdi de cenazede ki "Hepimiz Ermeniyiz" sloganina bozulmuslar hic sasirtici degil bu ama cok uzucu :(

seymen dedi ki...

Güzel düşünceler iyi bir kalp gözü mutluluklar