Çarşamba, Mayıs 30


sevgili aslı,
çok keyifsiz bir gündü. anlatamam. kapı çalındı, sen geldin.
tüm şefkatin ve inceliğinle...
binnur'un güzelim kitabıyla, sıcak çikolata fincan setiyle... (mutlu fotoğrafımın nedeni bu:)
insan, sendeki güzelliğin bir parçasına olsun sahip olmak istiyor.
beni böyle mahcup etmekten vazgeçmelisin yine de.
seni seviyorum. kalbimdesin.

bu şarkı sana. böyle dertliyim bugün. sen de dinle.

34 yorum:

ekmekcikiz dedi ki...

"Denizler ortasında yelkensiz bıraktın"
"Beni bensiz, beni sensiz bıraktın"

Hıımmm!

Periciğim,
Aman ha, kendini sensiz bırakma sakın!
Başka neyimiz var ki?

Dağıt şu keyifsiz bulutu başının üstünden.
Gel bak benim kuzene hediye ettiğim şarkıyı dinle.
Şöyle kendine bir naneli limonata yapıp iç, keyif yap.
Yarın yağmur geliyormuş, sıkıntın da yağmurla aksın gitsin dilerim.

filizinadası dedi ki...

Güzel günler göreceğiz çocuklar
Motorları maviliklere süreceğiz
Çocuklar inanın, inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz, güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz...

bayılırım 'nazım'ın bu şiirine
ve en tatsız anlarımda dilime dolanıverir
inadına...şimdi okuyunca seni
yazıvermek geldi içimden
böyle devam etmez peri
...ki aslı'nın gelişi gibi geliverir birden mutluluk:)
canını sıkan herneyse
umarım yoluna girecektir
sevgiyle

Yeşil Nane dedi ki...

sen bilmezsin ama ben seni son 2 haftadır okuya okuya bitiremedim pericim... çok geldim gittim ama çalmadım kapını, böyle iyiydi diye düşündüm.

sen benim sıkıntılı zamanlarımın yol arkadaşı oldun. içimi rahatlattın, falıma baktın. sen de kendimi buldum.

bugün bir baktım ki peri üzülmüş, dedim vaktidir kapıyı çalmanın, hatrını sormanın.

geldim işte, çaldım kapını, umarım küçücükte olsa bir gülümsemeye neden olmuşumdur gül yüzünde.

neolitik hanım dedi ki...

sevgili endiseli peri,

hay allah, keyfini yerine getirecek ne yapsak? böyle uzaktan sormak da manasız belki ama. iyi ki aslı gelmiş...

Ece dedi ki...

Peri ciğim, derdin nedir bilmiyorum ama Aslı hanıma seni mutlu ettiği için teşekkür etmek istiyorum..
İyiler mutlu olmalı ya:(
Sen mutlu olmalısın:(
Benim de bir Aslı m var..
Daha doğrusu Aslıgül..
Şimdilerde uzağız..
Ameliyat olacağım günlerde ailem dahil kimse beni teskin edemezken, Aslı nın telefonları beni ne kadar rahatlatırdı bilsen..İyi ki dostlarımız var..

Bu şarkı bir dizi ile meşhur olduğunda, herkes Timur Selçuk almak için CD cilere koşmuştu..
Tükendiği için, ben de bulamamıştım, sipariş verip günlerce bekleyip, çok sevdiğim ASLIGÜL ü me de alıp, günlerce dinlemiştim..
CD nin içinde küçük bir kitapçık vardır ve Timur Selçuk hamiş yazmıştır..

sevgilerimle..

Uykucu dedi ki...

Peri,

Gülümsemek sana çok yakışıyor,cidden.

Canımızı sıkan tonla şey hep var.Ve hep de var olacak ama işin en güzel yanı şu ki er ya da geç öyle ya da böyle geçiyorlar:))

Sevgiler..

biTTer'meLish dedi ki...

gülü susuz; beni aşksız bırakma
gibi gibi..matemli..

erhaNBey dedi ki...

evet... bi şeyler olmalı ver her şey iyiye gimeli. hımmm....

endiseliperi dedi ki...

ekmekçikız,
yağmurun gelmesi iyi haber; sıkıntıyı mıkıntıyı dağıttı daha şimdiden.

şarkıyı dün dinlemiştim. çok güzel. teşekkür ederim. o naneli limon yapmanın pratik bir yolu mu var? ben yazayım bir ara yaptığım nanli limon tarifini. bizimkiler çok sever. o kadar uğraşıyorum, bir anda da bitiveririr. yanında un kurabiyesi de yaparım eğer keyfim yerindeyse. ben pek içemem. fikir olarak severim nane-limon'u. ancak midem hassas benim. annemin de öyleydi. sinirlendiği anda midesi ağrırdı.

teşekkür ederim ekmekçikız.ne demiş şair: şu sen de olmasan insan çıldıracak mı? hiç yoktan bir yerlere mi gidecek belki?
siz deyince aklıma bir yerlere gitmek geliyor böyle işte.

siz de kendinize iyi bakın.
sevgilerimle.

endiseliperi dedi ki...

filiz, çok teşekkür ederim hem bu güzel şiir için hem umut veren sözlerin için. valla, nane-limon kadar ferahlattı içimi.

dünya tatlısı ufaklığı öperim.
sevgilerimle.

endiseliperi dedi ki...

sevgili, çok meraklı, koç burcundan nane hanım,
hoşgeldiniz:) burda olmak, sizinle birşeyleri paylaşmak benim de öyle hoşuma gidiyor ki. hala bir büyü gibi geliyor bu sistem. insan dünyanın her yerinde yalnızlığı ile başedebilir eğer sanal da olsa böyle dostları varsa. bu, sorunları daha katlanılır, sevinçleri daha şamatacı yapan bir mekanizma sanki.

çok teşekkür ederim. yine gelin. ben de gelirim.

endiseliperi dedi ki...

neolitik hanım,
aslı kendisi gelmedi de bir ade kurye görüntüsünde geldi. cin gibidir. nasıl, ne surette geleceği belli olmaz aslı'nın:)

gerçekten de neşem yerine geldi. sonra telefonda güldürdü beni. sıkıntıyı kolaylamış oldum böylece; iyi oldum sonra sonra. aslı benim ilk blog arkadaşım. sen de tanıyorsun zaten. çok tatlıdır.

ama ben sana uğrayıp durdum, keyfim yerine gelsin diye. sebde demek ki öyle bir dert dinler hal var. ben dert mert anlatmadım ama, anlatsam, ne diyeceğini tahmin ederek terapi yaptım kendime:))

sevgiler.

endiseliperi dedi ki...

canım ece,
çok sağol. iyiyim şimdi. hiç merak etme sen beni.

bu şarkıyı biz de üniversite de çok dinlerdik. tüm timur selçuk şarkılarını öyle. candan hanım'ın dediği gibi biraz hazıra konmuş, biraz itici bir hali yok değil kendilerinin ama dinleyince hoşuma gidiyor yahu.

aslıgül'e selamlar.
seni de öperim güzel yanaklarından.

sevgilerimle.

endiseliperi dedi ki...

ahhh uykucu şeker,
istiyorum ki, hırpalamadan geçsin, bazen bunalıyorum böyle işte. bir kara, derin kuyu gibi oluyor içim. kendimi oraya atmışım gibi. ama sonra geçiyor dediğiniz gibi.

adana yanıyordur şimdi. siz klima'yı çalıştırmışsınızdır çoktan:)ne tuhaf adana diyince şimdi aklıma groseri market geldi:)) burada yok groseri market. iyi market:)

sevgilerimle.

endiseliperi dedi ki...

bittermelish,
öyle mi dersiniz?

:)) sevgiler.

endiseliperi dedi ki...

erhanbey, hoşgeldiniz:)
bu sizin ilk yorumunuz. bunu kutlamalıyız.

bir şey olduğu sürece iyi ve kötü sonuçların olacağı da kaçınılmaz. dün turgut uyar okumuştum biraz, bir şiirinde şöyle bir satır vardı; "açıp pencereyi, ölüm varsa, hayat da var..."
hayat da var ve hayatın içinde sevinçler, neşeler, şakalar, oyunlar, güzel şeyler, hafif şeyler, tebessümler, iyiniyetler, iyidilekler, merhabalaşmalar, birbirinin düşünmeler, hissetmeler... hayat biraz da bunlar olmalı yahu.

yarın saat 20.00 de pencereleri açıp, ölüm varsa hayat da var! diye bağırmaya davet ediyorum herkesi:) gaz maskelerini unutmayalım elbette pencereyi açarken.

ıyk. kendimi hala sıkkın gördüm.

sevgiler.

yine gelin yine gelin. ben de geleceğim.

asliberry dedi ki...

Ben de seni seviyorum.

uykucu dedi ki...

Peri,

Groseri isminden neffffret ediyorum.Bir de yarışma yapıp belirlemişlerdi hatırlar mısın bilmem..

Ama market olarak çok başarılılar.Hemen her gün uğruyorum.

Klima çalıştırmadım.Ama tanıdığım herkes çalıştırdı.Klimalar metabolizma hızını yavaşlattığından dayanabildiğim yere kadar doğal havada yaşamaya çalışıyorum.Kadın olmak:)

Neyse ,

Öptüm.Ben de beklerim;)

ekmekcikiz dedi ki...

Aman yani!
Yağmur dedim de, yağamadığı gibi, bir de iyiden iyiye sıcağını saldı, üfff!

Limonataya gelince, bu konuda hiç bir mucizevi, çabuk tarifim yok, maalesef. Çok canım isterse, çbuk tarafından Zencefil'e (Taksim'de, ot ve sebze yemekleri lokantası) gidip içiyorum.

duman dedi ki...

biri nane dedi mi aklıma hemen bu şiir gelir. belki size de iyi gelir. :)

BILMEZ MIYIM HIÇ...

Bilmez miyim hiç bütün bu sözler ne der ona
Bu sözler ve bu sözlerin içinde çirpinan uzakliklar
Dolasiyorum bir basima, ortalikta kimsecikler yok
Kiyilar da bombos, kir yollari da
Solugumu duyuyorum ara sira, bir onu duyuyorum
Duymuyorum belki de, biliyorum yalnizca
Ayaklarimin altinda yaban naneleri, kekikler
Yol kenarinda bir kapi, tahta
Peki, kim yitirmis evini, ya da
Hangi yitikle yok olmus o yapi
Kimbilir
Vuruyorum yokus asagi, kiyiya
Bir tasin üstüne oturuyorum
Ben oturur oturmaz
Çikiyor kuytularindan bütün görünümler
Ve ufak bir oyun oynuyor bana doga
Alip alip götürüyor gözlerimi bikmadan
Kisalip uzayan bir çift yilan baligini andiran gözlerimi
Günesin savkindan yuvarlanan çakillara
Tam o sira bir vapur yanasiyor iskeleye uzun sürecek bir sonbahar taslagi gibi
Denize yeni sürülmüs bir tarlaya benziyor, uyanik, diri
Ve isin tuhafi bense
Alisiyorum gittikçe
Her gün bir parça daha alisiyorum yalnizligima
Ürperiyorum bir ara arkamdaki ayak sesinden
Ve bu yüzden mi bilmem
Durup bir süre çevreme bakar gibi yapiyorum
Sürüyle kus havalaniyor defnelerin içinden
Sürüyle, evet, hatirliyorum birden
Nicedir unutmusum saymayi bile günleri
Dagilip gitmisler herbiri bir yana
Kuslar gibi, onlar da
Benimse ne gidecegim bir yer
Ne de özledigim bir sey var
Öyleyse neden yaziyorum bu sözleri ona
Bu biraz sevdaya benzeyen, biraz da sevdasizliga
Böyle gelisigüzel, böyle kirik dökük
Sanki hiç kimselerin kullanmadigi bir gün kalmis bana.

Uzun bir cumartesiyi hatirliyorum, saat on iki
Dalip gidiyorum, düsünüyorum da, saat on iki
Bir sigara yakiyorum, bir kagida bir iki dize yaziyorum
Yerini iyi bilen, onurlu bir iki sözcük daha
Ama hiç kimildamiyor, akrep de, yelkovan da
Yani tam böyle birseye benziyor zaman
Yilgin ve çarpici renkler içinde pek kimildamayan
Çikageliyor sonra, saat on iki.

Anliyorum
Yasam elbette uzun biz duyabildikçe sevgiyi
Yalnizca bunun için uzun
Yani sevgiyle de sevebilir insan, sevdayla da
Örnegin
Bir sevgiyi yontup onarmak için
Dögüsmek de sevgidir
Ve benim bildigim kadariyla
Her seydir bir insan, her seydir
Yalandir kisaligi yasamin
Ve özellikle insan dedigimiz sey
Inançli bir insan soyunun parçasiysa.

Sonunda basbasa kaliyoruz gene
Basbasa kaliyoruz dogayla ben
Iste az önce yagmur da basladi, cumartesi günlerden
On temmuz cumartesi
Bir vapur daha kalkiyor iskeleden
Ve yagmur hizlaniyor biraz
Uzanip yatsam diyorum otlarin üstünde çirilçiplak
Tam öyle yapiyorum
Simdi yagmuru seviyorum, simdi yagmuru seviyorum, yagmuru seviyorum.


Edip Cansever

endiseliperi dedi ki...

duman,
öyle yerinde, öyle güzel, öyle benim ki bu şiir. teşekkür ederim. sizin şiir arşiviniz ne hoş. nerede görsem, beğeniyorum. okuyup, bir deftere yazayım, diyorum ama, eh artık şiir defteri tutmayalı çok oluyor. kitapların içinde görmek gibi olmuyor, biri seçip yazınca, bir kapının aralanışı, sevinçli bir tanışıklık duygusu ile oluyor böylesi.
teşekkür ederim.

ben size uğradım bugün ama çok sertti benim için bugünkü yazınız. ben böyle olunca, kendimi sakınıyorum.

bu nedenle gelip yazmanız bu şiiri, daha da iyi oldu bugün.

teşekkür ederim.

sevgilerimle.

endiseliperi dedi ki...

size 3 kez teşekkür etmişim. neden? telaşlıyım. fırında vişneli kek var. onu çıkarıp, çikolata ve fındıklı keki koyacağım:))

sevgiler.

endiseliperi dedi ki...

ekmekçikız,
eh bu durumda çok yakında bir limonata yapıp, tarifini yazmam şart oldu.

yağmur 3 dakika filan yağdı yahu. dediğiniz gibi, bu bir kandırmacadan başka bir şey değil. ben mutfakta, fırında pişen hamur işleri, ocakta yemekler, bayıldım biraz. aklıma da geldiniz, pencereden gökyüzüne bakarken; "nerede yağmur, ekmekçikız?!" diye sordum, haberiniz olsun:))

sevgiler.

torkunc dedi ki...

bu şarkı hiç iyi olmadı. oysa eve bir yığın dosya getirmiştim, yapılacak yığınla iş vardı. hüzünlenmenin sırası mı idi şimdi?

sinirli iken çalışamıyorum, mutluyken çalışamıyorum, hüzünlü iken keza sonu yine aynı... peki bir adam ne zaman çalışmak için zaman bulur!?

tembel olduğumdan değil, ama bu akşam saatlerce bu şarkıyı dinlemek istiyorum. bu da yetmezmiş gibi duman bey edip cansever'i çekip çıkarmış raftan. şimdi gözlerim kan çanağına dönene kadar ben ruhi bey nasılım'ı okumak vardı, yerçekimli karanfil'i en sona da cila niyetine cemal süreya'dan üvercinka'yı (güvercin kanadı)... ama ya işler... şiir karın doyurmuyor, müzik en fazlasından ruhun gıdası.. e peki sonrası!?

"sonrası iyilik güzellik"

endiseliperi dedi ki...

torkunç,
evet, çok fena oldu, bu şarkı, edip cansever, havada da hoş bir rüzgar var... siz iyisi mi çalışmayın. şaka şaka.

kapatın şu siteyi, güzel de bir çay demleyin, çalışın güzel güzel. ben ödev duygusuna saygısı çok olan biriyim. yani, sizi ayartan her şeye rağmen, içinizdeki sesi dinleyip, çalışacağınıza güveniyorum.

iyi çalışmalar.(ne çalışacaksınız?)

sevgiler.

miso dedi ki...

Sevgili peri,
Burası öyle bir yer oldu ki, okurken hayatımdaki çok sevdiğim, vazgeçilmez birinin canı yanmışçasına üzüldüm inan.

Umarım benim yaşadığım gelgitlere benzer bir şeydir seninki de. Kısa zamanda rahatla lütfen. Ve fotodaki gibi güzel güzel gül.

Öpüyorum seni çok, ve sarılıyorum.
Bilirsin, kediler çok rahatlatır insanı :)

marruu

ekmekcikiz dedi ki...

Periciğim,
Günaydın!
Dün o yağmurun birtürlü yağamadığı saatlerde Prag yazıyordum; hani söz vermiştim ya, yazarım diye.
Bu arada Neolitik Hanım'dan Budapeşte anlatma sözü almak üzereyim galiba.:) Başka, mesela bir başka bilenden de Viyana sözü alırsak, ooo bak sen keyfe...

endiseliperi dedi ki...

sevgili tatlı miso,
neydi derdim unuttum bile. ben de kedi hafızalıyım böyle işte:)

teşekkür ederim sıcak, içten ilgin için.
ben de sarılır, öperim seni.

sevgilerimle.

endiseliperi dedi ki...

ekmekçi kız,
ben çayımı koyup okuyayım şimdi. ben yemek filan yiyemiyorum artık. değişik peynirler, domates, biber, üstüne zeytinyağı. biraz da kekik. en sevdiğim yemek bu.

salonun şeklini değiştireyim dedim az önce, toz aldıktan sonra. yapamadım. ama temiz ev gibisi yoktur keyif yapmak için. bayılıyorum evlerin yaz hallerine.

dur ben bir çay koyup geliyorum.
çok keyifli olacak:))

sevgilerimle.

Adsız dedi ki...

Peri Hanim,

okuyamadim tersten. Okuyabildigimden de cikaramadim. Bu kitabin ismi ne yazari kim acaba?

Umarim ki en kisa zamanda hersey yoluna girere.

Bobby ve EMine nin annesi

endiseliperi dedi ki...

sevgili bobby ve emine'nin annesi,
evet, nedense ters çıktı o. ben tam ismini yazayım:
"taze ekmekler, sıcak öyküler"
binnur akhun önen

binnur, mis kokulu ekmekler sitesinin sahibi. adresi de şu:
http://ekmekkokusu.blogspot.com/

sevgiler.

Hale dedi ki...

Merhabalar, sarkinin musikisi ve sozleri cok hos gercekden..

Hale dedi ki...

pardon yeniden geldim :) o resimdeki sizmisiniz? Cok guzel gulmussunuz gozlerinizin ici guluyor..

endiseliperi dedi ki...

elbette benim:) teşekkür ederim.