Perşembe, Eylül 21

Bekir Bey,
Tina'lı yazıya eklediğiniz yorum öyle sevimli ki buraya da taşımama ses çıkarmazsınız umarım.

"Merhaba Peri Hanim,
Tina ile ilgili olarak ailemize teveccühünüzden dolayi tesekkürler. Şımartıyorsunuz bizim delikanlıları ve bendenizi. Bu işler Kismet meselesi; öyle ya o da görumce olacak..:) Onlardan acılmışken, alın size dünden komik bir an: Sırt üstü yatmış kanepeye, TV seyrediyordum. Bulut (buyuk Iran) üzerime atladi, oturdu. Onu goren kiskanç kiz Kismet de atladi, tam onunla yuzum arasindaki on koltuga yerlesti. Ve onu goren Kader de toplantiya katildi gogsumun uzerinde yerini alarak. Bulut Kader'i, Kader Kismet'i Kismet'te benim cenemi, burnumu yapamaya basladi. Ve boylece hepmiz de tertemiz olduk..:)

Bir kucuk ankedot'ta bugunden. Sokağa ciktim, epeydir ihmal ettigim dostlara yiyecek dagitiyordum. Arka sokaktaki bir grup, pisi, pisi yaptigimda agaclar arkasindan, arabalarin altinda ciktilar etrafimda yerlerini aldilar. Onlara yiyeceklerini verirken baktim bir tane fat-cat, son model bir Mercedes Benz'in uzerine yatmis gunesleniyor; yiyecek falan umurunda degil. Soyle bir baktim kodamana, "hadi bakalim, dunya sana da kalmaz" dedim.

Bunlarin hepimize de Chihuaha'dan daha bile yakin oldugunu dusunerek paylasayim dedim. Umid ederim hersey iyi gidiyordur kizevinde de.Hepimizden hepinize sevgiler..

Bekir l. Yıldırım"






önce











ve sonra (eyvah! bir şeye kızdı ama neye!?)






Sevgili Bekir Bey,
İnsan canı sıkkınken bir kedisi olduğuna şükrediyor. Yoksa bugünlerde bir neşeyi yelpaze gibi suratıma sallıyorum ama bırakıverdiğim zaman kapkaranlık bir kedere düşüyorum. O zaman Tina akılalmaz, hiç bir açıklaması olmayan hareketleriyle ya güldürüyor ya rahatlatıyor ya da canımı acıtarak, bir çığlıkla kendime gelmemi sağlıyor.

Artık o kadar okşanmak istemiyor ve neyse ki günün yarısı, kucağıma gelmek için peşimde dolaşmıyor. Yine etrafımda şimdi ama bu kez oyun için. Evde ne yaparsam yapayım mutlaka baş rolde. Yatakları düzeltmek en sevdiği oyun. Çarşafları sererken altına girip saklanmalar, altından girip üstünden çıkıp işimi güçleştirmeler, yastığı yerleştirirken tüylerini kabartıp, yan yan yürüyüp koluma saldırmalar... 5 dakikalık işi 15 dakikada ancak yapabiliyoruz. O da Tina isterse. Sonunda yorulup bir anda yatağın ortasına yatıp temizlenmek geliyor aklına çünkü. İşimi bitirip odadan çıktığım anda sağ ayak bileğime saldırıyor, kimbilir neden. Akşama kadar zaman zaman sürdürüyor bunu. Bora'ya göre beni, kardeşi ya da arkadaşı sanıyor. Bu evde onun eşiti benim.

Bu sabah, erken saatlerde kahvaltı ederken, sırayla benim ve Bora'nın kollarını hafif hafif ısırıp konuşur gibi bir ses çıkararak çocukları kahkahaya boğdu. Kalkıp eski mamasını döküp yenisini koydum. Hayır, sorunu bu değilmiş (eğer bir sorun varsa tabii). Kolumu bir kaç kere daha sinirli ve sert şekilde ısırdıktan sonra bu kez sırtını güvenle bana dayayıp yalanmaya başladı... Canımı acıttığını, beni bir kavgaya davet ettiğini unutarak.

Böyle bizim Tina, tam kız! Ne istediği, ne demeye çalıştığı, neyle mutlu olacağı hiç belli değil. Hemencecik bozulan dengeleri, lütfeder gibi teşekkür edişi, isteklerini buyurganca bildirişi... Olsun! Kapıdan içeri girdiğimizde bize varlığıyla hoşgeldin, dediği, çocukları bir anda güldürdüğü, berbat hale getirdiğimiz dünyasını bizimle paylaşma yücegönüllülüğü gösterdiği ve hizmetlerimizi kabul buyurduğu için ona minnettarız:)

Görüyorsunuz ya, hiç yalan yok bizde. Tina size gelin geldiğinde hiç kötü sürprizle karşılaşmayacaksınız. Her şeyi biliyorsunuz nasılsa. Yalnız şöyle bir isteğimiz var, utanmadan söyleyelim. Tina ufak tefek, narin bir kız, belki fotoğraflardan belli olmuyordur. Veteriner, fazla büyümemesini normal buldu ama belki bebekken yaşadığı trafik kazası yüzünden onda bir araz kalmış olabilir, diye düşünüyoruz. Bu nedenle damat adayımızın iri yapılı olanını değil narin olanını tercih ediyoruz. Heybetli İran kedisi Bulut'la komik bir fotoğraf veririz herhalde. Kader Bey'e yoğunlaşmış durumdayız. Doğal ki fotoğrafları gördükten sonra net kararımızı bildiririz.

Kader, Kısmet, Bulut ve Bekir'e hepimizden sevgilerle...

21 yorum:

Mutfak Robotu dedi ki...

hadi allah tamamına erdirsin !!! :)

asliberry dedi ki...

Hayırdır inşallah, ten uyumu diye bir şey var canım, Kader mi, Bulut mu Tina'nın karar vermesi daha uygun olmaz mı? Belki koklaşacak, yoklayacak Bulut'u beğenecek. Ay hem onların dünyasına ne karışıyoruz ki, belki tek eşli olmak istemeyecek. Hem Bulut, hem Kader diyecek, rahat bırakın kızı canım.

Adsız dedi ki...

amin, diyor ve elimden gelen her şeyi yapmaya devam ediyorum. bekir bey müzakereleri başlatmış görünmekle birlikte, tina'nın o eve gireceği yok, anladığım kadarıyla. hem kısmet beni eni konu korkutuyor kıskançlığı ile. neticede tina rekabetçi bir kız (çoğu kızın olduğu gibi) ama rekabet etmesini de bilmez (çoğu kızın beceremediği gibi).

gelecek günler heyecanlı olaylara gebe. bakalım, hep birlikte göreceğiz.

iyi dileklerin için sağol:))

endiseliperi

Adsız dedi ki...

aslı! hoşgeldin! öyle sevindim ki seni gördüğüme.

söylediklerin için yerden göğe kadar haklısın. ben nasıl bu kadar ahlakçı, katı, köşeli biri haline geldim? her şey sigarayı bırakmamla başladı, aslı:) doğru tabi, ben ne karışım tina'nın seçimlerine. hem onun doğasında tek eşlilik yok ki. bulut'u da gösterişli bulup beğenebilir pekala. ama iran kedileri sürekli bir cinsel perhizde gibidir. suratları da asıktır. tina'nın hiç deneyimi olmadığını düşünürsek bu da bir dezavantaj. bana kalırsa, gösterişli olması da iyi değil. normal bir tekir kedi olsun, yumuşak ama zeki bakışları olsun, burnu pembe olsun ve tina'yı idare edebilecek kadar da anlayışlı olsun. istediğim sadece bu!
:))
tina'da iki kediyle, aynı zaman içinde birlikte olma kapasitesi görmüyorum aslı. ama hiiiç belli olmaz.

uğradığın için sağol. beni tina'nın cinsel yaşamı konusunda şöyle bir sarstığın için de.

ne güzel yağmur yağdı bugün. şimdi sana yeşil çaylarımızı güzel fincanlara koyalım, öncesinde kekimizi yapalım, oturup, arada yağmuru izleyerek örgü örelim desem, ruhumun ne kadar yaşlı olduğunu söylersin, değil mi? hepsi sigarayı bırakmamla oldu:)

seni her gün belli bir saatte işyerinden arasam mı, diye planlar yaptım sabah. böylece tekrar yazmaya başlamanı sağlayacaktım güya. sen yaz. ben seni yine de arayayım.

sımsıkı kucaklıyorum seni. o dertli başına elimi koyup peri büyüsü yapıyor ve seni tüm kaygılarından kurtarıyorum. her şey yoluna girecek. seni seviyorum.

yaman'ımı öperim.

endiseliperi

asliberry dedi ki...

hayır, niye yaşlı bir ruhun olduğunu düşüneyim, linklerimde de görürsün,

http://sexyknittersclub.blogspot.com/

diye bir blog var, madem örgüyü seviyorsun, belki beğeneceğin modeller bulursun.

Ve konuşalım tabii ki, sen her konuşmak istediğinde çağrı at, ben seni ararım. Yazmak konusunda şimdilik ben senin yazdıklarını okuyup, yorum bırakmakla yetineceğim.


Sevgimle

kalemzede dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Ece dedi ki...

Peri ciğim ve Sevgili Bekir bey,
Allah kısmet ederse ileride mutlaka bir kedi sahibi olacağım:)
İkiniz de çok şekersiniz..

sevgilerimle..

ps:
Peri ciğim bak kim gelmiş;)
Şükürler olsun..

Sevgili Kalemzede ye bizlerle paylaştığı her yazı için içten teşekkürlerimle,
sevgi ve saygılarımı gönderiyorum..

Ece Sibel

Bekir L. Yildirim dedi ki...

Peri Hanim,

Yaw boyle karaladiklarimi mansetten verceginizi bilseydim en azindan spell-check yapardim. Neyse tesekkurler! dedikleri gibi "no such thing as bad publicity" (kotu un yapma diye bisey yoktur).

Sizin Tina ile ilgili paylastiklariniz da ic isitici. Yalniz biraz celiski goruyorum ben. Hayatiniza bu kadar gorunur ve GORUNMEZ OLCULEMEZ sey katan kusunuzun yuvadan ucmasi icin niye bu kadar sabirsizlaniyorsunuzki? Daha once de soyledigim gibi durustlugunuz aleyhinize calisiyor; birbirinize verdiginiz mutlulugu gorunce, benim onu gelin getirmek icin fazla bir motivasyonum kalmiyor. Ama Asliberry hanimin da dedigi gibi genclerin kararlarina da saygi gostermek gerek. Ne diyelim, zaman.. Ikisini birden begenmesi durumuna gelince, biz o kadar modernlesmedik(!) henuz :) Oglullarimiza da birden fazla es aklimizdan gecmez.. Melek Danny erkekligini kesfeder kesfetmez, elinden almistik suni metodlarla.. Aynisi Bulut'a da yapilmis durumda.. dolayisi ile onun icin Tina ile Kader arsinda bir fark yok.. Yemegini paylasacak asagi sinidftan kediler hepside..Kader ve Kismet'te yakinda veteriner'in bicagi altinda ayni zulme tabii tutulacaklar korkarim; ne yapalim, yasama hakki, cinsel haktan once geliyor modern dunyamizda.

Yorumlardan en hosuma gideni Ece Hanim'in sonunda fitratinda var olan hayvan sevgisini eyleme dokmeye karar vermesi!! :)Buna ne kadar sevindim bilenmezsiniz Ece hanim! Bir baslayin eminim
"ben simdiye kadar niye beklemisim" diyeceksiniz, benim 16 yil once yaptigim gibi. Evet bazi fedakarliklar gerekiyor ama samimi soyleyeyim onlarin hayatiniza kattigi olculemez guzellikler yaninda sizin verecekleriniz hicbirsey! Ben hayatimda oyle zor zamanlar gecirdim ki Melek Danny olmadan nasil cikardim bilmiyorum.

Kalemzede Bey (Hanim), Ece Hanim'in gostetrdigi "hazine" adresine gittim, elim bos dondum nedendir? Yorumlarinizda Ece Hanm'in yanilmadigi izlenimi edindim.

Ha bir de, Peri Hanim saniyorum Tina sizi anne ve arkadas karisimi birsey olarak goruyor.

Hepimizden hepinize sevgilerle

Resimlerimiz yakinda bu sinemada!! Hatta ve hatta Ramazan'dan sonra bir zaman ailece tanismak ta isteriz insha_Allah..

Adsız dedi ki...

kalemzede!
size dün iyice küsmüştüm artık. hatta üşenmeyip sizi bağlantılardan da çıkarmıştım ki çok dikkatli olduğunuz için bunu farkedip yazmaya karar verdiğiniz, değil mi?

sanıyorum ki siz beni tanıyorsunuz ve hatta akraba filan bile olabiliriz ama bunu bana açıklamıyorsunuz, değil mi? bu da beni biraz huzursuz ediyor. mail atın ve açıklayın bana, olmaz mı?
aslı okusun, yorum yazsın, yanıtı isteğiniz üzerine yok edilecektir.
george bataille ne tuhaf bir yazar, değil mi?
görüyorsunuz ya konuşacak çok şey var. kaybolmayın, lütfen. görünmez de olmayın. tekrar yazacak mısınız? neden gittiniz? açıklamak istemez misiniz? tina kadar meraklıyım işte ve merakım giderilinceye kadar huzursuz bekleyeceğim.

sesinizi duyduğuma o kadar sevindim ki. bakın vedalaşamıyorum, bırakınca yine gidecek ve hiç gelmeyeceksiniz, diye.

tamam o zaman. hoşçakalın.

endiseliperi

Adsız dedi ki...

ece'ciğim hoşgeldin:)

evet, o kadar duygu sömürüsü yaptım ve onu bağlantılardan filan çıkararak öyle bir şiddet uyguladım ki kalemzede gelmek zorunda kaldı:)çünkü gittiğinde, intihar etmiş birinin arkasından hissedilen suçluluk duygusuyla dolmuştu içim. bu çaresizlik de müthiş öfkelendirmişti beni. bir yarım kalmışlık duygusuyla insanın aklı takılı kalıyor. öyle sanıyorum ki kalemzede beni öyle çok ve iyi tanıyor ki bu da yazmayı hem güçleştiriyor hem de neredeyse gereksiz kılıyor.
*
kedi almaya hazır olduğun an o sana gelecek ve inanamayacaksın buna. her kedi sahibinin bir mucizeye tanık olmuş gibi anlattığı hep budur. bekir bey haklı. içine bir kedinin girdiği hayat sonsuza kadar değişmiştir artık. ama sen uzun ya da kısa sürecek bir takım seyahatlere gideceksen bir süre sonra kedi sahibi olmalısın. yoksa ikiniz de çok mutsuz olursunuz. sen tabi ki biliyorsun bunları.
*
öyle mutluyum ki bu sabah:)metin bey'de hiç değilse bir merhaba demek için uğrasın, mutluluğum tam olacak o zaman. sonra gidip güzel güzel evi temizleyebilirim:)(msn'deki alayla dili dışarda olan gülümseme bu.) akşama eğlenceli cuma yemekleri yapacağım ki oturup güzelce film izleyebilelim.

syhamalan'ın sudaki kız filmini bulabilir umarım bora. gerçi şurada
http://www.zaman.com.tr/?hn=349411&bl=kultursanat&trh=2006091
filmin çok katmanlı dili ve uzun planları ile sıkıcı olduğu yazıyor ama radikal'de de fatih özgüven bizzat çocuklarla gidilebilece hoş bir film olduğunu söylemiş. çünkü syhamalan, bildiğimiz masal kurgusunu değiştirmiş bu filmde... falan filan. çok gevezeleştim.

öperim. hoşçakal.

Adsız dedi ki...

sevgili bekir bey, hoşgeldiniz:)

ilk satırlarda düzeltme yaptım ama sonra bunun ayıp olabileceğini düşünüp öylece bıraktım yazınızı. önemli değil, ben niyete bakarım. yazınız hem içten hem de çok sevimliydi.

tina'yı şu nedenlerle göndermek istiyorum gibi görünüyor:

*bir kere sizinle kurduğumuz bu oyun hoşuma gidiyor. aslında tina'yı göndermek filan istemiyoruz. tina vasıtasıyla görüşürsek biz de çok seviniriz.

*çocukların ikisi de kedi tüyüne karşı hassas. ama bugünlerde tina daha az tüy dökmeye başladız aten. yemeğine çok dikkat ettiğimiz, sağa sola su tasları bıraktığımız (su içmeyi unutuyor) ve hiç yalnız bırakmadığımız için mutlu olduğundan galiba, değil mi? istiyorum ki bir şey olduğunda, diyelim ki çocukların ciddi bir alerjisi çıkarsa ya da bize kötü bir şey olursa, güvenebileceğimiz bir ev olsun tina için. bunu bilirsek tina adına çok mutlu oluruz. burada devreye siz giriyorsunuz:))

* kanepelerin üzeri, perili ev gibi beyaz örtülerle dolu. her ne kadar şu tırnaklarını rahatlatacak ŞEYden almış, ona, tina'yı cezbedecek kokulardan sıkmış da olsak tina bir kere kanepeleri tırmalamasından hoşlanmadığımızı anladı:)

* uyurken, kitap okurken, yemek yaparken, banyoda... tina ya dokunma mesafesinde ya da tırmalama. bir bebek yapıp baksam bu kadar olur!!! ama zaten pek farkı yok diyeceksiniz ki haklısınız.

tina'yı çok seviyoruz ve ona çok gülüyoruz gerçekten. bir kedinin bu kadar ciddi ve bu kadar şapşal ve sersem olması çok komik. kimseye -ve belki size öyle görünmeyecektir belki ama- biliyorsunuz ya bir kedinin karakterini tanımak için onunla yaşamak lazım.

ne kadar çok konuştum!

sevgilerimizi iletiyoruz. kendinize çok iyi bakın.

endişeliperi

asliberry dedi ki...

Sevgili Kalemzede,
Yorumunuz için, hatta sohbetiniz için çok teşekkür ederim.

Bu arada bana sizin blogunuzda yazdıklarınınız okumak nasip olmadı biliyor musunuz? Dönmeniz için başlatılan kampanyalarla varlığınızdan haberdar oldum. Şimdi blogunuzu açtınız sandım, baktım, gene yoksunuz.
İsminiz neden kalemzede? Kaleminizin zulmüne mi uğradınız hep?

Umarım bir gün yazılarınızı okurum.

Tekrar teşekkürler.

Svg.

Not: Endişeli Peri Kalemzede'nin yorumu eğer kendisi de izin verirse kalabilir, bana mutluluk verir bu.

asliberry dedi ki...

Sevgili Kalemzede,
Yorumunuz için, hatta sohbetiniz için çok teşekkür ederim.

Bu arada bana sizin blogunuzda yazdıklarınınızı okumak nasip olmadı biliyor musunuz? Dönmeniz için başlatılan kampanyalarla varlığınızdan haberdar oldum. Şimdi blogunuzu açtınız sandım, baktım, gene yoksunuz.
İsminiz neden kalemzede? Kaleminizin zulmüne mi uğradınız hep?

Umarım bir gün yazılarınızı okurum.

Tekrar teşekkürler.

Svg.

Not: Endişeli Peri Kalemzede'nin yorumu eğer kendisi de izin verirse kalabilir, bana mutluluk verir bu.

metin-thePoor dedi ki...

Peri Hanım,

Pürtelaş, öylesine bir uğrayıp size merhaba diyorum. Ama isteğiniz üzre değil, % 100 ev ve el yapımı bir merhaba. Belki bir Halikasnas Balıkçısı merhabasından.

Çok fenayım çok, ama siz ses edince düzeliyorum. Siz ve: Halid Bey, Bekir Bey, Suat Bey, Fatih Bey, Cano Hanım, Ece Hanım, Pınar Hanım, Muzmin Bey ve ismini sayamadığım, yüzünü görmediğim, sesini duymadığım, ama insan sıcaklıklarını hissettiğim, kelimeleri kelimelerimle uyuşan, anlaşan bir dolu -sanal filan değil, gerçek- insan...

Bi de Kalemzede Bey ses etse!.. (Buralarda etmiş, ama sadece buralarda etmiş!)

metin-thePoor dedi ki...

Halikarnas olacaktı...

Adsız dedi ki...

kalemzede,
aslı'yı duydunuz. o mektup artık onun. ne isterse onu yapar. ama siz HAYIR! derseniz, silerim; hayır, derseniz silmem:)

endiseliperi

Adsız dedi ki...

metin bey hoşgeldiniz:)çok sevindim sesinizi duyduğuma. neden öyle fenasınız, ne oldu?

canınızı sıkmayın ve kendinize n'olur çok iyi bakın.

fena şeyler çabucak bitsin ve yine gelin, olmaz mı?

sevgilerimle.

endiseliperi

kalemzede dedi ki...

bekir bey ve aslı hanım; blogum konusunda kararsızım, şimdilik kapalı kalması en hayırlısı, anlayışınıza sığınıyorum.

endişeliperi; benim tercihim o postanın silinmesi yönünde ama irade sizin. linkimin silindiğini postadan sonra fark ettim, irade yine sizin.

sevgiler...

endiseliperi dedi ki...

kalemzede,
mektubunuzu aslı hanım'a mail ile ulaştırıp, sileceğim.

linkiniz de eski yerinde.

sevgilerimle.

Bekir L. Yildirim dedi ki...

Ev sahibemiz basta olmak uzere tum muminlerin Ramazan-i Serif'ini tebrik eder guzelliklerinden biri de magdur, korunmasiz ile paylasma onunla hemdert olma olan bu ayda sokakklardaki kimsesiz, dilsiz, iki ve dort ayakli dostlarin da hatirlanmasini dilerim.

Adsız dedi ki...

Bekir Bey,
Elimizden geldiğince zor durumda olan her tür dostumuza yardım eli uzatmaya gayret ediyoruz...şimdi ve her zaman.

Hassas kalbinizin mağdur dostlarınız için endişeler içinde olmasını takdir ediyor, bunun için size teşekkür ediyorum.

Sevgilerimizle.

endiseliperi