Salı, Mart 25

sıkıntı




sır verirken...


biraz keyifsizim. sabah msn'de bora'ya "havadis var mı?" diye sordum, "bir kız, profesör annesinin kafasını kopartmış," dedi. de quincey 'yi okurken cinayet haberleri daha esrarlı görünüyor. radikal'den başladım okumaya. cinayetten daha beter haberler vardı elbette. her şey çok berbat ve sinir bozucu. bağlantı vereyim, dedim, sonra vazgeçtim. üzgün kediler gazeli'nden şiir seçeyim, dedim, canım istemedi. sıkılıyorum. bu ülkenin demokratik bir hukuk devleti olması ne kadar zor.
neyse. neyse.

5 yorum:

ışıl ışıl dedi ki...

Moral bozucu, üzücü, yıkıcı, şaşırtıcı, can sıkıcı, öfkelendirici olaylar bir yana, yaşamın, kanıksadığımız için olsa gerek, zaman zaman farkına varamadığımız güzelliklerine örnek olan bu iki görüntü bir yana... Bıdıkları seviyoruz.

şule dedi ki...

arçil'in yüz ifadesi ne hoş. tam da bir sırrı paylaşmanın keyfini yansıtıyor :)
bora'nın sana verdiği haberi ben de sabah okula gidip gazeteye goz gezdirirken gordum. oyle bakakaldım. anlayamadim. hala anlayabilmis degilim.

Oya Kayacan dedi ki...

Hani İtalyanlar der, "Oyun bitince şah da piyon da aynı kutuya girer," diye. Bir özgürlük oyunudur oynanıyor. Bu laf çok laf açar... (verilen linke dair bir yorum)

müzi dedi ki...

arkadaslik kardeslik ne guzel bir sey. bu fotograf tam da bu guzelligi belgeliyor. cok hosuma gitti, icimi isitti :)
gazeteleri okumaya baslamadan once bir adet prozac almak gerekiyor sanki. biliyorsun ki guzel bir seye rast gelmeyeceksin okurken. ben de tutamiyorum kendimi okuyorum her birseyi sonra icim daralmis bir sekilde kalkiyorum bilgisayarin basindan, icimde hic bir sey yapma istegi ve enerjisi kalmamis bir sekilde. kayitsiz kalmak desen yapamiyorum, yapanlara da kiziyorum. ama kalsam sanki ruh sagligim icin daha hayirli olacak.
bence biz hic bir zaman ozgur olmadik. yanlis, carpik-curpuk bir ozgurluk kavramiyla ozgur oldugumuzu saniyorduk.

yine de sevgiler, ne yapalim, onsuz olmaz.

ekmekcikız dedi ki...

Sırları neydi, acaba?
:)
Ne güzel böyle yakın yaşta olmaları...