Çarşamba, Şubat 17

neşe



Arçil komik biri. Hemen her akşam yemekte beni güldürecek bir şeyler anlatıyor. Çoğu kez öğretmenlerini çekiştiriyor. “Din hocamız çok dindar, yaa,” diye dert yandı bugün. “Tanrı için ne kadar sıkıcı onu seven adamın böyle olması. Tanrı’nın 99 sıfatı var ya, her derstte Tanrı’ya başka bir sıfatıyla hitap ediyor.” “Ah,” dedim “ne kadar hoş. Düşünsene seni seven biri sana her gün çok güzel bir sıfat yakıştırıp öyle sesleniyor."" İnsanlar arasında yürümez ama," dedi, Arçil. "Mesela sevgilin o gün sana 'bağışlayan ve esirgeyen sevgilim,' diye sesleniyor. İç çekip, 'bağışlamam gereken ne hata yaptın bugün, bitanem?' diye sorarsın doğal olarak. 'cömert, kerem, çok ikram edici aşkım,' dediğinde başka bir dert." Arçil’e göre Tanrı olmak çok zor, can sıkıcı bir şey. Hmm… ben anlatınca komik olmuyor, ama Arçil anlatırken gülmekten ölüyorum resmen. Güzel sanatlar ya da filoloji planlarımdan vazgeçip, tiyatroya yönlendirmeye karar verdim onu. Bakalım.



Kendim için de plan yaptım. Sigarayı bırakacak ya da hiç değilse azaltacağım. Sabah Arçil’i yolcu ettikten sonra ormanda ya da dolmuşa atlayıp sahile inip orada yürüyüş yapacağım. Kahvaltı yapacağım. Sigara içmek istediğimde su içeceğim, meyve yiyeceğim. Kahve yasak. Belki siyah çayı bile yasaklarım. Yeşil çay, adaçayı, ıhlamur. Öğlenleri bir kase ballı yoğurt yiyip bir saat uyuyacağım ve aklıma sigara geldiği her an Allen Carr’ın “kadınlar için sigarayı bırakmanın kolay yolu” kitabını açıp okuyacağım.


Ben daha önce (yine bir Bora’dan ayrılıp başka bir evde yaşama serüveni içindeyken hayata bağlanma krizleri geçirip,) bu kitapla sigarayı bırakmış, üç yıl da hiç içmemiştim. Sigara içilen odaya bile girmiyor, sözde sigara ile aramda müthiş bir nefret ilişkisi varmış gibi pozlar yaparak ona olan aşkımı derinlere gömebiliyordum. Kahvaltıda, su ve yeşil çay, on dal maydonoz sapı, bir organık domates, tuzsuz peynir, 3 zeytin, birkaç tane ceviz, bir kaşık reçel… Iyk! Çok sıkıcı. İnsan ne yerse odur, diyorlar ya, benim sorunum işte bu insan olmak istememek. Kendimi sigara, içki içen biri olarak severken, sağlıklı olmayı nasıl başaracığım, bilmiyorum.







Birazdan film izleyeceğim; Julie&Julia. Yeşil çay demledim, meyve ve tuzlu fıstık aldım yanıma. Keyfim yerinde. İyiyim. Bahar da gelmek üzere ya, çok seviniyorum. Şu sıkıntılı dönemde bana katlandığınız için çok teşekkür ederim. Ne kadar kasvetli yazılardı onlar öyle. Artık neşeli şeyler yazacağım. Lütfen neşeli şeyler olsun, Tanrım ya!... Yani, çok şefkatli, muhabbetli, kullarını çok seven ve onlarca çok sevilen, dostluğu kazanılmaya yegane layık olan, Tanrım ya:)



13 yorum:

sufi dedi ki...

2007 sonu 2008 başı blog dünyasını parmaklarımızla araladığımızda ilk blog arşivimize koyduğumuz isimdi endişeli peri.Hep okudum neredeyse bütün yazdıklarını sanıyorum, ancak hiç yorum bırakmadım, nedenini bilmeden. Benim de izlediğim Julia@julia filmini izleyecek olman mı, yoksa Allahın 99 ismi gibi insanlarında birbirine her gün başka bir isimle hitap etmesinin fantezisi mi, şu saatte sana yorum bırakmamı sağladı bilmiyorum."bağışlayan ve esirgeyen sevgilim" çok hoş geldi bu hitap kulağıma, sevgilerimle.Dilek.

Elestirel Gunluk dedi ki...

Arçil'in keskin algisina ve kivrak zekasina bayildim. Bak iste bu cocuklara ihtiyacimiz var bizim. Ama sistem nasil oluyorsa bir sekilde bu cocuklarin bu guzel yanlarini yontuyor sonradan...

Cok guldum ama! Bir de yemek masasinda sizle olsam kimbilir daha nasil gulerdim. Sahi bu arada o yemekleri sen bana sun ben de seni guldururum her aksam diyesim geldi valla...

3 yili gecti birakali sigarayi. Hadi sana kolay gelsin...

neolitik hanım dedi ki...

çok sevindim periciğim yazdıklarına, sigarayı azaltmak, ormanda yürümek süper olur! ama çayı hepten bırakmak zorlamasın, ben bu ara çok çay içer oldum da, düşünemiyorum çaysız başlayan bir günü.

bahar geliyor diye ben de çok seviniyorum, bu cumartesi ilk cemre havaya düşüyor, dışarı paltosuz çıkacağımız günler yakındır :)

öpüyorum seni, kucaklıyorum.

endiseliperi dedi ki...

sevgili dilek,
geç geldiniz, ama tam da zamanında geldiniz sanki. teşekkür ederim yazılara ilginiz için. eğer okuduysanız ben de sizin gibi şu ezoterik konulara eğilim duymaktan kendimi alamıyorum. burçların, tarot fallarının sözü geçmeye görsün bir savunma bir hafif utançla aa ben de ilgilenirim, derim.

bend e var bu tarot kartları, bakıyorum da. ama insan artık kitaba bakmadan bir yorum yapabilmeli, değil mi, bunca zamandır baktığı için? yok, her seferinde kartlar kelt haçı biçiminde önümde, elimde kitap, sevine sevine ya da dertlene dertelen yorum yapmaya çalışıyorum.

hadi bana tarot falı bakın. dileğimi tuttum, sorumu sordum kartlara, siz açın bu sefer, olmaz mı?:)

yine uğrayın,

sevgiler.

endiseliperi dedi ki...

eleştirel günlük,
ben de bayılıyorum arçil'e. şu son günlerde de iyice arkadaş olduk. öyle ki benim zaten olmayan otoritem, onun hiç bir otoriteyi iplemeyen karakteri yüzünden anne-çocuk ilişkisi tümden bitti de sanki aynı evde takılan, birlikte yemek yiyip planlarını anlatan, ev arkadaşları gibiyiz.

arçil zeki, ama tembel. coğrafya dersi zayıf ve kitabı da kayıp. dün akşam mutfaktan seslendim, odasına doğru, artık bir coğrafya kitabı bulsak, diye. ne yanıt verdi dersiniz? kapıyı kapattı. ah!

bu yazıya güldüyseniz, demek ki arçil'i görseniz çok eğleneceksiniz:)aa, oluuur, yemeğe gelin birgün. dün akşam arnavut ciğeri, patates kızartması, soğan salatası ve sebze çorbası vardı. siz bu aralar yemek tariflerine epey ilgi gösteriyorsunuz ya, isterseniz tarif vereyim size:p arnavut ciğerini güzel yapıyorum.
gelin gerçekten, dedikodumu da yaparız. en çok kendi dedikodumu yapmaktan zevk alıyorum:)

şimdi azaltıyorum sigarayı. bir süre sonra bırakacağım. daha var.

sevgiler.

endiseliperi dedi ki...

neo'cuğum,
ormanda yürüyüş vs güzel de asıl senin şu b-fit olayına aklım yattı benim. baktım internette, buralara çok d auzak olmayan bir yerde var. gerçi buraya her yer uzak da.

evet evet benim d eiçim rahatladı böyle bir havaya girmekten. hoşlanmıyorum ben öyle derbeder görüntüden, filan. insan bileklerini de kesecekse önce çok sağlıklı bir hale gelmeli. aa bir hikaye okumuştum.adam intihar edecek, son mektubunu yazıyor. ama müthiş bir şekilde başı ağrımaya başlıyor. ve bu baş ağrısıyla uğraşmaktan intihar fian düşüncesini aklından tümüyle çıkarıyor.

çayı seviyorum, ama kahveyi daha çok seviyorum. sabah uyanır uyanmaz kahve içmemek epey dert olacağa benziyor. bakalım.

oo demek ilk cemre havaya düşüyor! harika bir haber bu. bu kış ne uzun sürdü. ne kadar abartılıydı. artık kış mevsimi diyince, aklıma bu kış gelecek sanırım. ben de paltosuz, kazaksız günleri özledim. soğuktan donarken, yaz mevsimini, bir ince elbisenin fazla geldiği zamanları hayal etmeye çalıştım, edemedim. ama bu cemre havaya düşüyorsa, demek ki toprağa, suya düşmesi de yakındır. yaşasın!

mektubun için d eteşekkür ederim. çok ince, çok tatlısın neo'cum sen, seviyorum seni. iş konusunda gelişmeler olumsuz bu aralar. ama yakında olur, kaygılanmıyorum çok. cemre bir toprağa düşsün, iş miş de olur:)

öpüyorum çok.

sevgiler.

sufi dedi ki...

Sevgili Peri;
"Hayat amacına, yani bu dünyaya peri kalıbında ne deneyimlemeye geldin türü" bir açılım yapalım sana istersen.
Önce 2 meselen için 2 kart,
şu an bu kalıpta ne hissediyorsun 1 kart.
geçmiş iki yaşantın için 2 kart.
Güç kazanan durumun için 1 kart, gizli görevin için 1,
aydınlık sırrın için 1 kart. nereye yol alıyorsun 1 kart ve
sen kimsin sorusuna 1 kart çek ama bu büyük arkana kartı olsun.birkaç kez deneyimleyebilirsin. senin sayfanda kartları bana açıkla bakalım yorum yapabilecekmiyim?Ben 20 yıldır bakıyorum tarota. alternatif tıpta son aşama olarak görev yaptım bir ara.Şifada çok işe yarıyor.Engramlar yüze çıkınca insanlar iyileşiyor nasılsa. Ben de anlayamıyorum ama yararlı bir yönü olduğuna eminim. Tütsü yakayım mı??
sevgilerimle.

endiseliperi dedi ki...

yak, dilek. ben iki adet tütsü yaktım şimdi. biraz dumanlı ortam. ışığı kıstım. kartları açacağım.
sana yazacağım buraya. hadi, seans başlasın:)

endiseliperi dedi ki...

iki mesele için iki kart:
kupa ası
para üçlüsü

şu an bu kalıpta ne hissediyorsun:
kupa yedilisi

geçmiş iki yaşantın için 2 kart:
kılıç sekizlisi
XI - adalet kartı

güç kazanan durum için 1 kart:
değnek ası

gizli görev için 1:
kupa dokuzlusu

aydınlık sırrın için 1 kart:
XVI - Kule (ahhh!...)

nereye yol alıyorsun 1 kart:
değnek kraliçesi

sen kimsin sorusuna 1 kart:
XıX - güneş

hadi yorumlayın lütfen dilek... çok heyecanlı:)

teşekkür ederim.

sevgiler.

koray dedi ki...

Kosta Rica@dan selamlar...

Internet pek nadir. Nikaragua ve honduras"ta be guatemala"da ve dahi Kuba"da hic olmayacak...

Yani bir SanJose@nin bir uvita@sinda baktim ne yazmis bu kiz diye. Hem bir de, yoksa gidecegim yerleri mi soyledim farkinda olmadan, insan kendi iragina gidemezden gayri...

Sevgiler, baki selam...

sufi dedi ki...

Sevgili peri;
Seni unuttum sanmış olabilirsin.Ama öyle olmadı döndüm geldim işte. Bu tür tarot hiç bakmadım ama olsun senin enerjin yüklü olan kartlarının yorumu şeklinde olacak bu:Ya tutarsa?

Neden mi gelmişsin bu dünyaya?Güven, inanç ve emniyet duygularını güçlendirip en büyük şansı yakalamaya.
Beden zihin ruhun ötesine geçip sırları çözmeye.

Şu anda; motivasyonun düşük dış ve iç olayların etkisiyle dünyadan kaçmak istiyor olabilirsin.Konsantrasyon eksikliğini gidermen gerekiyor.

Eski yaşantılarının birinde Jan Dark gibi haksız mahkumiyeti, diğerinde adaletle hükmetmeyi deneyimlemişsin.Bu yaşantında bunların izini taşıyor olabilirsin.

Cesaret ve kararlılığın güç kazanıyor.

Gizli görevin; hayatın maestrosu oluşun. Yönetip yönlendirmek emir içermeden sevgi ve hoşnutlukla insanlardaki renklere ve seslere uyum verme görevi.

Görünen yanınsa ;şu anda kabuklarını kırmak aşamasında oluşun tohumun çatlaması gibi bir sancı yaşıyorsun belki de.

Nereye gidiyorsun?Gizli sırrın gereği coşku ve hoşnutlukla toprak ananın etkili üretken büyüleyici gücüne yol alıyorsun.

Sen kim misin?
GÜNEŞsin işte.Ayırtgözetmeden aydınlatan karanlıkların örtüsünü kaldıran güç, daha ne olsun? Görevinde başarılar ve sevgilerimle.

endiseliperi dedi ki...

aaa... sufü gerçekten de böyle. ne kadar doğru çıkmış. şahanesin! çok teşekkür ederim.

ama şey diyeceğem, şunlar olacak bunlar başına gelecek, gelecek şöyle olacak gibi bir şey çıkmıyor, demek bu tür tarot falında, ha?

çok teşekkür ederim. çok çok çok!

sevgiler.

sufi dedi ki...

Ben sadece senin hayat amacına baktım.Biliyorsun tarotu fal gibi düşünmemek lazım.Yol gösterici olması için sorular sorulabilir (ne yaptım ne yapmam lazım şeklinde)onlar da yoruma bağlı tabi.Sevgilerimle.