Pazartesi, Temmuz 26

yağmurlu

ne güzel yağmur!
malzemeleri tezgaha çıkarmış, mutfakta kısır için domates, maydonoz filan yıkıyordum, radyoda rolling stones şarkıları... aa gök gürlemeye, aynı anda da iri damlalar atıştırmaya başlamasın mı! radyonun sesini biraz daha açıp terasa çıktım. şahane! tina salonda kanepede yargılayıcı bir şekilde bakıyor bana, gel, dedim, başını çevirdi, tina'nın şu ciddiyeti öldürecek beni. dolu yağmaya başladığında girdim içeri ama. tina'ya bakmadan elbette. haklı olduğunda hiç çekilmez tina. herkes kısırı bir başka yapıyor. ben en çok kendi yaptığımı seviyorum. taze nane de koyarım mesela, az kimyon, nar ekşisi mutlaka, bol limon suyu, minik doğranmış kornişon turşu, tabii ki çok domates, hatta salatalık bile... sonra marul yapraklarına süslü süslü... yanında ayran ile... mmm... şimdi yiyorum. çok güzel olmuş. çok seviyorum. kilo alma çabasından vazgeçtim. 50 kilo iyi. bir ara kadıköy'e çıkmalıyız arçil'le. mayolarımız, o büyüdüğü için, ben de zayıflayıp küçüldüğüm için olmuyor. yeni mayolar lazım. bakalım, daha vakit var. bulabilirsem sarı renkli bikini istiyorum... sarı rengi ne çok seviyorum.

yağmur durdu. rüzgar karşıdaki ormandan çam kokuları getiriyor. çay demleniyor. project gutenberg'te conrad'ın türkçe'ye çevrilmediğini sandığım bir oyununu okumaya başladım sabah. öyle güzel ki. oyun okumayı sever misiniz? ben bazen özlüyorum oyun okumayı. bitsin, sizin için de koyarım buraya belki. çayın yanında dün yaptığım tiramisu da yerim belki. keşke tatile kadar iki kilo alabilsem. kırmızı bikini de güzel olur aslında ama, onun için biraz kilolu, kadınsı hatlı bir hanım olmak lazım sanki.

dün annemle konuştum, kahkahalarla güldürdüm onu, sağlığı çok iyi. babamın da. kardeşlerim aradı arçil'in doğumgünü için. herkes ne neşeli. öyle sevinç sevinç bir şey var ki şu an içimde.

bugün radyoda betty davis de çaldı. miles davis'le evililermiş bir ara, soyismi ondan öyle. bugüne ne çok yakışıyordu sesi. arçil'e dondurma ile birlikte tiramisu servisi yapacağım şimdi. hadi, görüşürüz.


4 yorum:

degrassi masumiyeti dedi ki...

neşeniz daim oldun. saygılar...

endiseliperi dedi ki...

amin! saygı bizden.

hüznün tadı dedi ki...

İyi ki resminiz var blogda.Tezgahın başında kısır yaparken,müzik dinlerken,Tina'ya bakarken gözümün önünde canlanıyorsunuz sanki.O yağmuru bende balkonumda izlemiş,kokusunu içime çekmiştim. Sevgiler...

endiseliperi dedi ki...

teşekkürler hüznün tadı, bunu söylemenize çok sevindim.

sevgiler.