Pazartesi, Şubat 28

ses



mutfağa girince, soğuk ve camda kanatlanan kuşlar. derhal radyoyu açıyorum. ses bir sıcaklık kaynağıymış gibi. en çok üşüyen yerlerimi ona dönüyorum. sırtım. zencefilli limonlu çay.



dışardaydım. aklım çocukta. biraz hastaydı, okula gitti. atlattı mı, nasıl dönecek eve?  telefon. sesi neşeli, sıcak.

14 yorum:

erhan b. dedi ki...

:)

endiseliperi dedi ki...

sözcükten tasarruf işini iyice abarttınız mı? hangi sözcükler gizli acaba bu gülücüğün içinde, erhan bey'ciğim? çok esrarlı:)

sevgiler.

Buket dedi ki...

ah pericim,niye mutfağın soğuk? kaloriferli değil mi evin,yaa çok üzüldüm şimdi.2 yıl öncesine kadar benimde sobalıydı.nasıl bir çiledir bilirim.
Annelik böyle berbat bir duygudur işte.mutluluğunuz artık başkasına endekslidir ömürboyu.büyüdü artık, iyi giyin dersin dinlemezler.liseli çocuklara bakıyorum şöyle kaban,atkı,bere üçlüsünü tam giyen göremedim.şimdi kızım küçük sarıp sarmalıyorum ya sonra??

erhan b. dedi ki...

peri hanım:)
en çok üşüyen yerlerinizi radyoya dönmeniz, aklınızın 'çocuk'ta olması benim çok sevdiğim bir takım hâllerinizdir.

sevgiler:)

endiseliperi dedi ki...

durun bir gözyaşlarımı sileyim bir, erhan bey, behzat ç. izledim de.

çok teşekkür ederim. insan şaşkın, zayıf, tuhaf bir şey işte.

ciddiyim gördüğünüz gibi şu an:) behzat bu kadar ağlatmasaydı, komedi yapardık da kader utansın. bir başka post'ta inşallah.

sevgiler çok.

endiseliperi dedi ki...

günaydın ya, buket'ciğim, valla okumamışsın hiç beni. bu kış tek mevzuum benim mutfağın halleriydi aslına bakarsan. yok, kaloriferli evim de, tekrar edeyim, çok geniş, yalıtımı iyi değil, mutfak da çok korunmasız, o haldeyiz. sobalı gibi ev yani, haklısın. çok şükür, bitmek üzere kış, bahar geliyor.

arçil iyi. duştan çıktı. hafif nemli bırakıyor ki saçlarını, güzel dursun, hay allahım. başkaca da sıkıntı yok. iyilik sağlık.
sevgiler.

Adsız dedi ki...

Peri, Peri,

Ne zamandır sana gelip coşkuyla "Ne güzel değil mi, yaşasın kış geri döndü!" demek istiyorum ama bu soğuk ev - soğuk mutfak - girilmeyen salon yüzünden soğuğa ne kadar sevindiğimi, yüzümü yakan ayazın beni nasıl mest ettiğini hatta geçen gün gemide bu soğukta nasıl keyifle üst tarafta yolculuk ettiğimi söyleyemiyorum.

Aslında dışarı çıkmam lazım, ayaklarımı sürüyorum. Soğuktan değil ama.. Kışla beraber keşke biz de kış uykusuna mı yatsak? Bence o zaman herkes sever kışı, herkes. :)

Sevgiler,

PA

endiseliperi dedi ki...

sevgili PA,
benim yüzümden suçluluk duyuyorsun kışı severken:)duyma. n2apalım. hep bu ev yüzünden. içinde tişörtle dolaştığım bir evim olsaydı kışla bir alıp veremediğim olmazdı sanırım. kışın da senin de kabahatin yok yani. sevin!:) benim taşınmam lazım, yazı bu evde geçirdikten sonra. hem kirası epey yükselecek hem de evin üçte ikisini kullanmıyoruz. tümden saçmalık. şehir içinde, küçük, sıcak bir ev aramalıyım. gelecek kış hepimiz için güzel geçer böylece umarım.

hem naber, kış geçmek üzere:) uyuma, çık evden.

öpücükler ve sevgiler sana.

* ne oldu, nasılsın, yine iyice çekildin içine?

justine dedi ki...

Canım.

Ev boşalıyor yavaş yavaş. Polişka aradı şimdi, yoldaymış. Bir iki saat için geleceğini söyledi, sadece bir yemek yemeye vaktim var diyor. Ödemiş'te çekim yapıyorlardı, yakındalar ama fırsat bulup gelemiyor bir türlü. Akşam yemeği yiyeceğiz, sonra (gece) gidecek. Heyecan yaptım niyeyse?:) Köfte ve patates hazırladım, biber de kızartsana diyor, çok tatlı benim kardeşim:) Kocaman kadın oldu ama hâlâ küçük kardeş işte, ne tuhaf.

Seni de özledim Periciğim, sanki yüz yıl oldu görüşmeyeli. Bu da tuhaf bak:)
Sarıldım.

endiseliperi dedi ki...

canım justine,
hadi serap neyse de sen lily'yi çok özlersin. umarım en yakın zamanda hem şöyle güzel bir bahar gününde yine buluşursunuz umarım. ama ne şanslısın ki, polişka var, yalnızlığa öyle ani ve kederli düşmeyeceksin. köfte ve patatesten daha ailevi bir yemek olamaz. biber kızatması istemesi ne hoş:)yap hemen ablası. çay da demle. çay içerken nutellalı ekmek sür ver. sahi diyorum. polişka'nın serinkanlılığında, nasıl desem duygudan arınarak konuşmak istemesinde çok hoş bir yan buluyorum ben. bana çok sahici gelen bir yanı var. sana artistlik yapılabilir sen de yersin, ama polişka2ya yapılamaz, o da yemez zaten:) bana öyle geliyor valla. sevgilerimi ilet lütfen.

ben de seni özledim, justine. biraz görüşemedik de ondan:)

kocaman sarılıyorum. sevgiler çok.

justine dedi ki...

Canım Peri,
artistliği yemeyi bırak, takmam:) Öyle şeyleri önemsemem. Poliş her şey için üzer kendini, her şeyi takar, keder ağacıdır o.
Geri kalan her şeyde haklısın.

Gitti şimdi, çok özlüyorum ben kardeşimi.
Sarıldım.

justine dedi ki...

Yine ben,
foto çok çok çok hoş! Gülüş sıcacık ve çiller çok belli olmuş burada, bayıldım.
(Ben çil severim ve bende hiç yok:))

endiseliperi dedi ki...

hay allah, ah canım, üzülme lütfen. belki sen ödemiş'e gidersin, değişiklik olur. sarılıyorum sımsıkı, üzülme, bak ben de burdayım.

endiseliperi dedi ki...

canım,
bu yorumun mail adresime gelmediğinden görmemişim. blogger'a girince gördüm. belli mi olmuş! benim bilgisayarda görünmüyor, hay allah:) ben de severim çil kendiliğinden varsa. ama benimki sonradan oldu, güneşten, ondan sevmiyorum. gitsin diye krem kullanıyorum şimdi. geçmek üzere:) kaçak da seviyor, gitmesin diyor ama, kız kısmı böyle işte, takmaya görsün kafasına:)

öpüyorum canım çok. sarılıyorum da. sevgiler.