Perşembe, Kasım 2


Günlük: Matematik problemi

Matematiği sevmiyor. Anlamak da istemiyor. Her yolu denedim. Çözüm yok. Bir problemin öyle ya da böyle çözümlenememesi, bir kararla huzura ermemesi, içimde, hastalık gibi büyüyen bir anormalliğe yol açıyor.

Dedim ki, "sevmek bile gerekmiyor ki. Bazen en yetenekli olduğumuz şey nefret ettiklerimizdir. O da aynı sinirsel gerilimin hassasiyetini taşır". Öğüt cümleleri buralara kadar geldi, ama siz de biliyorsunuz ki öğüdün etkisi kısalığındadır.

Dersane ile görüştüm. Budalaca açıklamaları, tüccar zihinlerinin hep çıkarlarına yönelik çözüm önermesi önce çok şaşırttı. Bir hokkabazı izler gibi daldım gittim ama çok, çok iticiler tabii. Bora özel ders veren bir öğretmenle görüşecek bugün. Birebir ders alması daha iyi olacak.

Bugün canım sıkkın.

17 yorum:

asliberry dedi ki...

Ben bu konuda Avrupa İnsan Hakları mahkemesine başvurmak istiyorum.
Şimdi AÖF Çalışma Ekonomisi üçüncü sınıfa geçtim ama nasıl? Birinci sınıftan matematik, ikinci sınıftan da istatistik dersini sürükleyerek. Ve biliyorum ki bu okulu asla bitiremeyeceğim, tüm dersleri tıkır tıkır verecek, matematiği veremeyeceğim. Geçemiyorum Endişeli Peri ve bu dersleri vermek zorunda olmak inan çok incitici bir şey. Kendimi kaz kafalı gibi hissettiriyorlar bana. Oysa zamanında matematik belası gibi bir bela olmasa, şu anda ne finans sektöründe çalışıyor olurdum, ne de işten atılmamak için Çalışma Ekonomisi gibi boktan bir bölümde okurdum. Edebiyat Fakültesine giderdim, Sosyoloji okurdum, Basın Yayın’a girerdim. Ama biliyorsun Liseyi bir arkadaşımın matematik sorularımı cevaplamasıyla bitirebildim. Üniversite sınavlarında ise hiçbir şansım yoktu. Matematik’le uğraşıp korkunç zevk alan insanlar var. Benim yeğenlerimin arasında bile var, tamam onlar Matematik’le ilgili bir bölümde okusunlar. Ama benim gibi çarpım tablosunu bile ezberleyemeyen insanlar da var bu dünyada. Onların da şansı olmalı. Benim kafam böyle çalışmıyor.

Bu çektiklerim matematiği öğretme yöntemleri ile mi ilgili, matematiğin kendisiyle mi ilgili, onu bile çözemedim hala.

Ama kafası bizim gibi çalışanlar için bir yöntem geliştirmeleri şart. Oğluşa çok yüklenme lütfen.

Matematik ileride bir işe yaramaz söylemine ben de karşı çıkıyorum, elbette işe yarar yanları var, şekerlik yazımı hatırlar mısın bilmiyorum, o gün matematiksizliğimi iliklerime kadar hissetmiştim.( http://asliberry.blogspot.com/2006/04/ekerlik.html)

Kesinlikle bizler için bir şeyler yapmaları şart.

Mutfak Robotu dedi ki...

eğitim sistemi ne yazık ki kötü. Bunu şuna benzetiyorum ; spor denince TR.de ilk ve tek akla gelen futboldur. Oysa milyon tane spor dalı ve bu dallarla uğraşan sporcular vardır. Hiç birimiz bilmeyiz adlarını, sanlarını. Oysa herkes 3 büyük 11 ni sıra ile sayar nerdeyse.

Eğitim denince de bir çocuğun matematik ile derecesi ölçülüyor ne hikmetse. Aslı'nın da dediği gibi herker matematik zekasına sahip olmayabilir, olmak da zorunda değildir ayrıca. Hayatta en lazım olacak şey ana 4 işlemdir. Onun dışındakiler ilgiln yoksa önemli değil zaten.

Sistemi buna göre değiştirmemeliler. Sporcuya destek çıkmaları gerekirken mesela bilakis köstek olmayı tercih ediyor bizim okullar.Sanata yatkın çocuğu ona göre eğitmeliler.

falan filan..bu böyle uzar gider. biz yine olduğumzu yerde sayar dururuz...

asliberry dedi ki...

Peri, Hotmail'ine mail gönderdim.

yagmur damlasi dedi ki...

Asliberry hanımın 1.yorumundaki sözlerine tamaaamen katılıyorum. Bu konu hem nefret edip,hem de yetenekli olmadığım konudur.:((

yagmur damlasi dedi ki...

Dershanelerden de nefret ettiğimi söylemeyi unutmuşum...

evrim dedi ki...

carpim tablosunu ezbere pek iyi bilmedigimi söylemistim bir gün sevgilime ve o da bir deneme sorusu sormustu. cok emin oldugum hatta kafamda hizli sekilde tekrar hesaplayip, saglamasini yaptigim sonuc yanlis cikmisti ve bana öyle bir bakmisti ki. sanirim yerin dibine girmek istemistim. cok utanmistim. utancimdan huzursuzluk cikarip nerdeyse tam gün küsmüstüm.
bu olayi anlatp, dertlestigim arkadasim da cok sasirmis ve cok gülmüstü bana. Bunu anlat Arcil e, belki ders alir :)

renkler dedi ki...

Oğlum birşeyi ancak mantığını kavrayarak öğrenebiliyor, ezber ile arası kötü. Bloğumda da anlatmıştım, birinci sınıfın ilk dönemi sonlarında bir gün eve geldim, oğlum ağlıyor, annem çaresiz, babası bağırıyor... Matematikten sınavı varmış. Sorular şöyle: bir günde 3 gazete okuyan aile bir haftada kaç gazete okur... Yani denklem soruları. Ama baktım oğlum çarpım tablosunu ezberlemiş ama çarpma nedir anlayamamış! Baştan başladım. Sepetlere elmalar çizdim, çarpmanın aslında kısa yoldan toplama yapmak olduğunu filan anlattım ve mantığını kavradı. Ondan sonra matematiği iyi oldu zaten. Ama sonuçta matematik zekası daha iyi, sosyal derleri daha az seviyor. Çocuklar bu konuda farklidir...

Demek istediğim eğitim sistemimiz ezbere dayalı olduğu sürece matematik çocukların korkulu rüyası olur... Ayrıca çocukların yetenekleri ve sevdiği dallar belirlenmeli ve onun üzerine gitmeli...

pelin dedi ki...

biz henuz bireysellesemedik sanirim toplum olarak. gruplar halinde yasiyoruz, davranislarimiz ve beklentilerimizde bu yonde. yani 7. sinif ogrencilerinin hepsinin birden, tek bir yolla herseyi ayni oranda ve hizda ogrenmelerini bekliyoruz. bir cocuga hitap eden ogrenme sekli, bir digeri icin tamamen anlamsiz olabilir. kimisi sadece dinleyerek ogrenebilir, kimisi dinlemeye ihtiyac duymaz, resimlerle grafiklerle daha iyi kavrar. ve eger benim gibi gorsel yolla ogrenen bir cocuksa bu, tabi masal gibi anlatilan derslerin hicbirsey ifade etmemesi cok normal. ogretmenlerin ogrencilerini iyi tanimalari ve derslerinde cesitli ogretme metodlarini birarada kullanmalari gerekiyor, her ogrencinin ihtiyacini karsilayabilmek icin. bunlar isin teorisi tabi, hayata gecirilmesi de ozellikle Turkiye'de oldukca zor biliyorum.
endiseli peri, sen kendini uzmemeye calis. cocuklar boyle donemler geciriyorlar. bir sonraki yil, matematikten baska bir sey yapmak istemeyebilir.
belki yapmaktan hoslandigi seylerin arasina matematik serpistirebilirsin. bazi internet siteleri var mesela, interaktif matematik problemleri, oyunlar, yapbozlar iceriyor. Arcil kacinci sinifta bilemiyorum, belki duzeyi uygun olmayabilir ama eger bilgisayarla hasir nesir olmayi seviyorsa, hosuna gidebilir.
sitelerden birinin adresini ekliyorum. gerci inglizce belki biraz destek gerekebilir, Arcil'in anlamasi icin.
http://www.cut-the-knot.org/Curriculum/index.shtml

sevgiler
pelin

celerone dedi ki...

Ali Nesin'in kitabının adı neydi? Kim korkar hain matematikten ' mi? Öyle birşey. Onu okuyunca sevmeye başlamıştım matematiği. Belki bir işe yarar.
Bir de bazen filmler özendirici olabilir. Onun anlayacağını düşündüğün, matematiği öne çıkartan filmler mesela. Can dostum diye saçma sapan türkçeye çevrilen Robin Williams'lı film geliyor aklıma. Gerçi oğulcuk yaş olarak genç o film için.

Sevgiler,

ece arar dedi ki...

sevme olasılığı yok. benim de yoktu... orta birden üniversite bire kadar aynı adamdan özel matematik dersi almış biri olarak şimdi kendi kendime şunu sormam gerekir. hoca iyi değil miydi acaba matematikte? ama olsun, insandı insan... bir doğum gününde dersi kaytarmak için pasta bile götürmüştüm. çocuk aklı işte... hem dersin parasını babanın cebinden ödüyorsun, hem de kaytarmaya çalışıyorsun :)

mat:)mat:)mat:) dedi ki...

yaaa bi matematik öğretmeni olarak çok üzülüyorum böyle şeyleri duyunca:( ve üstelik Nasrettin Hoca fıkrası gibi "herkes haklı"..bakmayın bu sistemle malesef ben bile matematiğin ne muhteşem olduğunu üniversiteden mezun olup öğretmenlik yapmaya başlayınca anladım..aynen dendiği gibi sayısal zeka herkeste olması zorunlu bişey değil(ben de hiç ezber yapamam, coğrafyam da berbattır) ama nedense ezber yapamayana değil de matematikte başarılı olamayana -afedersiniz- biraz salak gözüyle bakılır..herhalde önce bunu yoketmek lazım çünkü çocuklarda baskı yaratıyor..eğitim sisteminden, okulların durumundan hiiiç bahsetmeyelim;bir dokun bin ah işit vaziyetinde.eee zaman zaman öğretmenler de sebep oluyor bu matematik düşmanlığına.ama inanın gerekli bişey matematik ve hele ilköğretim matematiği-çoğu zaman-gerçekten de herkesin yapabileceği gibi...özel ders alacaksa umarım oğluş seveceği ve onu sevecek birine rastlar...çünkü görüyorum ki öğrenci beni severse dersimi de seviyor ve bir şeyler yapmak için kendini zorluyor..

ycurl dedi ki...

Ya ben matematigi seven ve senin oglunun yaslarinda cocuklara ozel ders vermis birisi olarak matematigi sevip sevmemesi konusunda nacizane bir yol onerecegim: Cocuklar icin oturup problem cozmek biraz zorunluluk gibi geliyor yani odev denilince olaydan uzaklasiyorlar. Gunluk hayatta nasil kullanildigi gosterilirse belki ilgisi artabilir. Matematik zor bir sey degil ama nasil ogretilecegini bilmek onemli. En basitinden baslayin ve en basit problemleri cozebildigini gordukce kendisine guveni gelecektir. Bunlari yazan kisi anadolu lisesi giris sinavlarina hazirlanirken dersaneden kacmis birisidi.- Annem nedense dersine calismiyor cocugum diye sikayette bulunan komsulara bu ornegi verir. :)
Ayrica herkesin matematige ilgisi olmak zorunda degil ama temel kavramlari ogrenirse basarili olacagini anlamasi gerek.
Ne bileyim gunluk hayatta para islemleri sirasinda matematigin ne kadar kullanildigini orneklerle anlatin, deyin ki :"su paranin yuzde bilmem kaci ile kac tane ekmek alabilir misin? sence gibilerinden.
mesela bana ortaokulda matematigi deli gibi sevdiren hocam dersi anlatirken bir hata yapardi bile bile. Ve icimizden biri hatasini yakalayinca da sozlu notu 10 verirdi. Dersi herkes cok dikkatli dinlerdi. Bir nevi motive ederdi sanirim hepimizi.
Ama sorumluluk verip basit matematik problemlerini cozebildigini farketmesi gerek o zaman motive olacaktir gibime geliyor.
Nacizana onerilerim bunlar.

Ayse dedi ki...

Bir arkadaşım şöyle birşey söylemişti 'Bizden hiç çok büyük, dünya çapında sanatkarlarlar ya da müzisyenler çıkmamasının sebebi başarılı çocukların hepsinin matematiğe, mühendisliğe ya da bunun gibi şeylere yöneltilmesi ve bunun zeka ölçüsü sayılması.' Ne kadar doğru. Kardeşim çok güzel gitar çalıyor, kendi grubu var bir yandan da ite kaka elektrik-elektronik bölününe devam ediyor nefret ederek. Çünkü ailem ve ben başının etini yiyoruz sadece gitarla bir yere gelemezsin diye. Çünkü o sonradan üzülsün istemiyoruz. Ne farkeder ki, şimdi üzülüyor.. Ne kadar acı.

asliberry dedi ki...

Tabii düşüncelerimiz ve hayallerimiz, şu anki probleme çare değil, gerçeklik diye bir şey var değil mi?
İyi misin?

endiseliperi dedi ki...

Arkadaşlar hepinize ne kadar teşekkür etsem, ilginizin bana ne kadar iyi geldiğini nasıl ifade etsem, bilemem.

Dersaneyi bıraktık. Bir matematik öğretmeni ile görüştük. Yaşlıca bir bey. Bizim eski öğretmenlerimiz gibi. Tatlı sert, ilkeli bir öğretmen. İlk bir dönem çok saat ders alacak ve ocağımıza incir ağacı dikecek:)

Yarın matematik sınavı var. Birkaç gündür birlikte çalışıyoruz. (Benimle çalışmayı reddediyordu. Çünkü ben çok sabırlı ve anlayışlı davranamıyordum. Görüştüğümüz öğretmen dedi ki, "ben kendi oğluma bile ders veremem,zira ebeveynden ders alamazlar genellikle çocuklar".)Ben sinirlenmemeye çok gayret ediyorum artık. En büyük sorunu dikkatsizliği. Abuk sabuk hatalar yapıyor bu yüzden. Bugün bütün öğlesonrasında çalışacağız yarın ki sınava. Öyle kolay ve zevkli ki, hiç anlamıyorum, matematiği sevmiyorum ezberini.

Bize şans dileyin yarın için.

Tek tek yanıt yazamadığım için özür dilerim.Hepinize sevgilerimi iletiyorum.

(Aslı, sana mail gönderdim. İyiyim, iyiyim.)

Şebnem dedi ki...

Periciğim eğer o öğretmenden de sonuç alamazsanız bize 4 yıldır gelen bir öğretmen var. Çok genç boğaziçi mezunu şu anda da bir anadolu lisesinde öğretmenlik yapıyor. Ama avrupa yakasında mıydınız. Aklında olsun şiddetle tavsiye ederim. Üzülme aynı şeyleri biz de yaşadık. Geçiyor. şimdi en iyi dersi matematik. Öğretmenini sevmiyordur muhakkak biraz eşele bak altından bu çıkacak.Kolay gelsin.

endiseliperi dedi ki...

Şebnem çok sağol,
Biz Kadıköy tarafında oturuyoruz. Eğer mail adresime öğretmenin telefonunu yazarsan, sevinirim. Henüz ders almadı konuştuğumuz öğretmenden. Bu cumartesi başlayacak. Ben eski öğretmenlere benziyor diye sevdim, ama Arçil daha genç olsun isterdi sanırım. Bir de eğer şimdiden antrenmanlara başlamadıysa Arçil'in bir NBA oyuncusu olamayacağını söyleyiverdi ki Arçil'in tüm sempatisi bir anda soldu gitti. Bir başlasınlar bakalım, ne olacak.

Tekrar çok teşekkür ederim.

Sevgilerimle.