Pazar, Haziran 13

sıradan, ama sıkıcı değil

müzik!


müzik cafe dé pass'tan. teşekkürler.
yemek!
pazar günü ne uykulu market. kalmış sebzeler, meyveler... market pazar günü, süt, gazete, ekmek satış yeri... şimdi ordan geldim. ben bazen markette karar veriyorum ne yemek yapacağıma. taze patates vardı en çekici olarak. etli patates yemeği, pilav ve cacık yapacağım şimdi. birer tane patlıcan ve kabak aldım. belki onları da kızartırım. evde kaymak var, yemiyoruz,  bozulmadan mısır ekmeği yapmak gerek ondan. yoğurdun içine mısır ekmeği, bal ekleyip yemek fena olmuyor sabahları. sıcaktı dışarısı çok. geçen gün limonata yapmıştım, onu içiyorum. limonla birlikte portakal da sıkmıştım, fena olmamış. aslında tarifte bir de kavun suyu ekleyin diyor ama, onu artık sonra denerim. hadi ben mutfağa gideyim şimdi.

bu arada unutmadan:

plan!
akşam bright star filmini izleyeceğim. çok merak ediyordum. jane campion'ın filmi, keats hakkında hani. izleyeyim yazarım belki size.

hadi bana eyvallah.

... ve elbette ben!





geçen gün ayakkabı ayağımı vurmuştu ya, su toplamış  her yanını. bu terlikleri bile güçlükle giyiyorum. bu ayaklara ayakkabı giydirip dışarı çıkarmak hiç mümkün değil. oysa yarın çıkıp akmar'a uğramak istiyordum. hay gidi hay.

3 yorum:

Kara Kalem dedi ki...

mısır ekmeği, yoğurt ve bal, güzel bir tavsiye :)

denemek lazım.

sevgiler.

endiseliperi dedi ki...

şimdi uzun uzun yazayım:
ben kahvaltıyı seviyor ama sabah sevmiyorum. akşamüstü filan. sabah da bir şey yemek lazım işte. ben aslında yoğurt pekmez ikilisini çok severim, ama o zararlıymış. birbirleirnin bir takım özelliklerini nötralize ettikleri gibi zarar da veriyormuş. hay allah. o yüzden bal fena fikir değil. ben bazen ceviz de koyuyorum içine ve işte neşeliysem bir kaç taze kayısıyı da doğaryıp koyuyorum. böyle bir kase beni akşama kadar tok tutuyor. hem de çok faydalı bir şey yediğim için içim rahat oluyor. eğer bu yorumun sonuna kadar bileklerinizi kesmediyseniz, hala yaşama azmi içindeyseniz, deneyin siz de tabii :)

Kara Kalem dedi ki...

:)