Perşembe, Mart 29

yeşil hırka



yalnızken insan bedenine yabancılaşıyor da, beden bir tür fikir haline geliyor. sokağa çıkan beden ise kendini hatırlatıyor. o yeşil hırkayı giymek istiyor, bu uğurda üşümeyi filan göze alıyor. bu bedeni başka bedenlerin ilgi alanına sokmak istiyor çünkü. bedenin, acıkmak, üşümek, beğenilmek gibi kendini ifade etme hallerinin önceliği oluyor sokakta. insan sokakta bedenine yakınlaşıyor ve bedeniyle yaşayan bir varlık olduğunun ayırdına varıyor.

internetin icadıyla bedene çok az işimizin düşeceğini hesap etmiştim. orada konuşan, paylaşan, tanışan, parasını orada batırıp, oradan kazanan, devrimleri orada örgütleyen zihinlerin bir bedene de sahip olduklarının unutulacağı bir evrime tabii olduğumuzu filan. gerçi şu sağlıklı beslenme ayinleri ile beden bir  mabede de dönmüş durumda bir yandan. öyle de olsa, tereyağlı omlet isteyen bir bedene, üç dal maydonoz yedirten bir zihnin ambargosuyla beden de robotlaşmış durumda, dilsizleşmiş, isteklerini köreltmiş, yok hükmünde aslında.

korku filmlerinin bir türlü ölmeyen lanetli tipleri gibi bu yıl hiç bitmeyen soğuk havaya çıkacağım birazdan. varolmayan şövalyeyi var kılan o zırhı gibi, bu bedeni bir giysiyle kuşatacağım. bedenim olduğuna içten içe şaşacağım, yeşil hırka filan giydireceğim ona. böylece var olacak bu beden, başkalarına bir şey ifade edecek, bedene bakıp akıl hakkında fikir yürütmeye imkan verecek.

şurada rahmi öğdül'ün ortaokul kitabımızdan hatırladığımız üç beden tipi hakkında dümdüz bir yazısı var. ben okuyup hatırlamaktan hoşlandım.

8 yorum:

Nehir İda dedi ki...

Bu gönlerde düşüncelerimiz çok benziyor birbirine. Hatta görsellerimiz de:)
Şu resimdeki gibi gitmek istiyorum bak o bile pc üzerinden.
Sevgiler efenim sarıldım.

endiseliperi dedi ki...

ebrucum,
az önce geldim. ben evimi çok özlüyorum. en yapacağımı bilemiyorum. resmen mahzunlaşıyorum. hiçbir şey kandıramıyor dışarda. eve geldiğim anda nasıl bir mutluluk, nasıl bir huzur.

bu aralar bu içerde dışarda olma halini çok yazıyorum ama hissiyatım bu olduğu için. neticede içerde olmayı seviyorum.

teşekkürler uğradığın için. ben de sarılıyorum.

sevgiler.

Aze dedi ki...

Selamlar,

Değişik bir hal var sanki sende bu aralar.Tarzın farklı geliyor; biraz melankolimi desem, bana mı öyle geliyor. Senin için iyi olan neyse onu diliyorum...

endiseliperi dedi ki...

bilmiyorum ki aze... biraz kederliyim sanırım. çok yorgun ve dağınık zihnim. kendimi anlamaya da çalışıyorum. bazen olmayan bir coşku varmış gibi davranıyorum dışarda, ki bu benim tabiatıma biraz ters. alışmaya çalışıyorum ya da hatırlamaya. değişen koşullara değişmeye direnen kendimi uyarlamaya filan. düzelir yakında.

içten ve dürüst ilgin için çok teşekkür ederim. gördüğünü her zaman yaptığın gibi safcana sorduğun için. bu huyunu seviyorum:)

sevgiler.

guguk kuşu dedi ki...

UNUTTUM SANMA SENİ:)
BENİM DE KEYFİM KIRIK BİRAZ, ONDAN UĞRAMIYORUM, YİNE MIZIRDAMAK İSTEMİYORUM.
BAŞKA, BAMBAŞKA BİR BİR BAKIŞ AÇISI BULMALIYIM. HANİ BUGÜNE KADAR HİÇ GİYMEDİĞİN TÜRDE BİR ELBİSE SATIN ALIP, KOŞA KOŞA EVE GELİP GİYERSİN, KOKUYLA, HEYECANLA AYNANIN KARŞISINDA KENDİNE BAKARSIN, ŞAŞAR KALIRSIN....ELBİSE DEĞİŞİNCE SEN DE DEĞİŞMİŞSİNDİR, NERDEYSE KENDİNE SELAM VERECEK KADAR YABANCI BULURSUN KENDİNİ. NE BİLEYİM YA DA PEELİNG YAPARSIN YÜZÜNE SONRASINDA TAZECİK OLUR CİLDİN, BUNUN GİBİ BİRŞEY İSTİYORUM: BAMBAŞKA BİR BAKIŞ AÇISI. KENDİMİ SUÇLU YA DA HAKLI NİTELEMİYORUM, BU DERİ, BU KILIF IKIYOR ARTIK BENİ, SOYULMANIN ZAMANI GELDİ. ASLINDA AĞLAMAK İSTİYORUM AMA BUNU DA BECEREMİYORUM. AMA SENİNLE KONUŞMAK İYİ GELİYOR.
YENİ HEADER RESMİNDEN GÖZLERİMİ ALAMADIM DESEM:) TORBADAKİLER ŞERİ DOMATES Mİ AMA BEN KIZILCIK OLMASINI DİLEDİM AMA TORBAYA BAKMAK MÜMKÜN DEĞİL:) bU KADAR GÜZEL OLMAK SANA YAKIŞIYOR, ÇÜNKÜ GÜZELLİĞİNİ SAF BIRAKABİLİYORSUN, VAZGEÇTİM KİLO FALAN ALMA.
KENDİMİ İYİLEŞTİRMEM LAZIM AMA BU SEFER İYİLEŞTİRME İLACI OLARAK KANDIRMACAYI KULLANMAYACAĞIM, DIŞARI ÇIKMAK İYİ GELİR SANIRIM. YEŞİL HIRKANI DA MERAK ETMEDİM DEĞİL.

endiseliperi dedi ki...

:) unuttun değil de bir şeye kırıldın sandım. ama neye kırıldığını da bulamadım. öyle çok konuştuk ki. eğer bir kırgınlık nedein varsa söylersin diye düşündüm sonunda da:)

bakış açısı satılan bir şey olsa keşke, istediğimizden alırdık, değiştirmek gerektiğinde:)

seni gördüğüme sevindim, gugukkuşum. umarım hayatı daha kolayından alabileceğin bir bakış açısı imal edersin yakında:)

sevgiler çok.

guguk kuşu dedi ki...

evet kelime çok doğru: imal etmek. ancak ben yapabilirim bunu, tıpkı yeni bir yemek üretmek gibi. hani nebileyim biraz hoşgörü, bir tutam anlayış, bir şeker kaşığı yarını ve dünü düşünmeme, anda kalabilme gibi..
sana küsmem hiç heveslenme:)

endiseliperi dedi ki...

elbette bir tek sen yapabilirsin. sadece şu haksızlığa uğradığın, şeklindeki fikirden uzaklaşmak bile işini daha da kolaylaştırır. geçmişi kurcalamak ve kendine oradan bir yol aramak işe yaramıyor, gugukkuşum.

küsme bana:) ama küsersen de niçin küstüğünü bana söyle, olur mu?:)

sevgiler çok.